Doktor Şanslı ve Haremi 1 :D

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Merhabalar, adım Alptürk, şuanda 25 yaşındayım, 1.82 boy, ne yağlı ne kaslı denebilecek normal bir vücudum var. Bundan 6 sene önce iyi bir üniversitede tıp fakültesini kazandım. Kazanmamla beraber herkesin beni doktor sanması bir oldu. Köyden geldiğim için tatillerde memlekete gittiğimde bayram kutlar gibi karşılanıyordum. Her neyse ilk hikayemi üniversiteyi kazandığım ilk seneden anlatacağım.

19 yaşındaydım neredeyse 92 kiloydum. Sınav stresinden sürekli yemek yiyordum, ders çalışmaktan spora da zaman kalmayınca bir anda kilo almaya başlamıştım. Bizim aile oldukça geniştir, 3 kardeşim var. 2 ablam var, 2si de benden büyük ve evliler. Bu hikayede sadece en büyük ablam evli. Diğeri ise açıktan üniversite bitirmeye çalışıyordu. Birde erkek kardeşim var, aslan parçası, çok zeki benden çok daha iyi yerlere geleceğine eminim. Ablalarım biri benden 4 diğeri 6 yaş büyük. Kardeşim ise 8 yaş küçük.

Fazla uzattım buraları. Gelelim hikayeye. Üniversiteyi kazandığım şehirde amca oğullarından biri yaşıyordu. Fabrikada şef gibi birşey, yengem ise bir terzide çalışıyordu o zamanlar. Yanlarına yerleştim, herşey gayet iyi gidiyor ben okula, yeni şehre ve farklı bir yatağa alışmaya çalışıyordum. Amca oğlum Mehmet abi işçilerden önce gidip sonra dönerdi. Neredeyse 6da çıkıyor akşam 9da dönüyordu. O yorgunlukla 11 olmadan da yatıyordu. Yengem Meryem abla ( o zamanlar abla diyordum tabii ) ise bazen akşamüstü bazen sabahtan gidip amcamla birlikte dönerdi. Fazla iş varsa 10a sarkardı. Mehmet abim beklerdi terzide.

Bir salı günü haftaya olan sınavıma çalışıyordum.bodrum escort Önceki sabah gördüğüm kadavraların etkisinden kurtulmaya çalışıyordum. Kokusu ve görünüşleri bir yana aklımda penisleri takılmıştı. Formaldehit etkisiyle açılan kas ve damarlar yüzünden penisleri de kolum kalınlığında ve fazlasıyla uzundular. Benim kalkmış hali onların durağan hali kadardı neredeyse. Belki daha bile kısaydı. Açıkçası kızlarla zaten muhabbetim yokken birde bu, iyice özgüvenim zedeleniyordu. Ben bunları düşünürken telefonum çaldı. Arayan Mehmet abiydi, iş yerinde biri yaralanmış. Gece hastanede kalması gerekiyormuş ve mehmet abi de onunla kalacakmış. Yengemi almamı istedi, bende hem hava alırım diye düşünerek kabul ettim. Giyinip çıktım hemen.

Terziden içeriye girdim, küçücük bir oda gibiydi. Tek bir masa vardı. Gözlerim yengemi arıyordu, acaba yanlış mı geldim diye düşünmeye başlamıştım. Ama aletlerin seslerini de duyabiliyordum, masada oturan benden birkaç yaş küçük olan kıza ” Meryem abla burda mı? ” diye sordum. Kız incecik sesiyle ” İçerde, işleri biter birazdan. Mehmet abi mi gönderdi? ” diye sordu. Bende başımla onaylayıp ” Amca oğlum oluyor, yengemi almamı rica etti. ” diye açıkladım. Kız gülümseyip içeriye gitti. Birkaç dakika sonra yaşlı bir adam çıktı, çok çirkin biriydi gördüğüm gibi gözüm tutmamıştı. dişleri neredeyse 90 derece yatıktı, birbirlerinin arkasına girmişlerdi, bıyıkları sapsarı, hafif ağarmış saçları, belki 10 numara denebilecek koca gözlükleri, sonrasında adamın eski terzi olduğunu buranın sahibi olduğunu öğrenince çok şaşırmıştım. Mehmet abinin de ahpabı oluyormuş. Adam pis pis gülümseyip ” Hoşgeldin genco, Abdullah. ” diyerek elini uzattı. Bende selamını almak zorunda kalmıştım çekingen bir şekilde elimi uzatıp ” Alptürk ” dedim. Adam masaya oturup birşeyler anlatmaya başladı. Bana ne iş yaptığımı sordu bende tıp okuduğumu doktor olacağımı söyledim. Adamın tavırları öyle bir değişmişti ki bana karşı. Sürekli birşey isteyip istemediğimi soruyordu. Mehmet abimle nasıl tanışdığını, yengemi nasıl işe aldığını, çok çalışkan olduğunu, işlerden falan bahsediyordu. Sıkılmıştım…

O sırada yine az önceki kız geldi ” Babacım elbise bitmiş seni çağırıyorlar. ” dedi böylece kızı olduğunu öğrenmiştim. Bu adamdan böyle bir kız nasıl çıktı anlamıyorum. Kız yanıma gelip ” Doktor mu olucaksııın? ” diye sordu. İçeriden bizi dinlemişti muhtemelen. Yaşının bana yakın olmasına imkan tanımıyordum. Ses tonu, inceliği, konuşma şeklinden tut hareketlerine kadar bir çocuk gibiydi. Başımı sallayıp onayladım o sıra babası çağırdı. İçeride bir süre durduktan sonra tekrar benim olduğum odaya geldi. Utangaç utangaç iyice bana yaklaşıp bir anda altındaki kapri uzunluğundaki şortu baldırına kadar çekti. Ben nolduğunu anlayamadan bacaklarına bakarken buldum kendimi. Dizinin hafif üstünde bir kızarıklığı gösterdi. ” Çok acıyo.. ” diyip ağlar gibi ses çıkardı. Yere düşüp düşmediğini sonrasında da bacağına birşey düşüp düşmediğini sordum. Ve ikinci sorumda dün gece çay döküldüğünü söyledi. Bu kadar bariz birşeyi neden sorduğunu düşünüyordum ki babası odaya girdi. Kız hemen kaprisini bırakmıştı ama baldırına kadar bacağını açtığını ve benim baktığımı görmüştü. escort bodrum Biraz korkmuştum ama görmemiş gibi yaptı adam. Sonrasında yengemle birlike eve yürümeye başladık.

Dönerken yengem ” Emine’yle tanışmışsın? ” dedi. Böylece adını öğrenmiştim. ” Bacağındaki kızraklığı gösterdi ne iyi gelir diye. Çay dökmüşte. O sıra siz geldiniz işte babasından çekindi galiba. ” dedim. Yengem önce gülümsedi, sonra ” Güzel kız ama dimi? ” diye sordu. Emine 165 boylarında bana göre biraz kısa kalıyordu, hafif balık etli, kara gözleri olan o babaya göre çok bakımlı sayılabilecek bir kızdı. Ama öyle değişik bir güzelliği yoktu. Yengem daha önce böyle şeyler konuşmazdı normalde, hem buna hemde sorduğu soruya şaşırıp kalmıştım. Benim sessizliğimi evet olarak algılayıp ” Sevgilin yoksa bir çay için, ben konuşurum. ” dedi. Ben şaşkınlıktan dilimi yutmuştum. Eve gidip çalışmayı düşünürken yengem neler söylüyordu. Daha ben cevap vermeden ” Tamam, tamam, utandın sen anlaşılan. Ben onla konuşurum merak etme. ” dedi. ” Yok meryem abla, gerek yok. ” falan dediysemde beni dinlemedi, omzuyla omzuma vurup ” Bende o iş merak etmeee ” dedi. Ben afallamıştım gerçekten. Herneyse eve döndük ve ben odama çekilip çalışmaya devam ettim. Tabii aklım Emine ve yengemdeydi.

Aradan birkaç gün geçti, Cuma günüydü. Akşamüstü Mehmet abim aradı, ” Aferin goçuma aferin. ” dedi. Ben nolduğunu anlamaya çalışırken ” Emine’yle anlaşıyormuşsun. Temiz kız, aferin goçuma. Murat amcamlara haber verelim, istemeye gelsinler. ” dedi. Benim ne olduğuna dair hiçbir fikrim yokken kız istemekten bahsediyorlardı. ” Mehmet abi yok öyle birşey! Babamlara falan da haber vermeye kalkma. Daha benim haberim yok ne Emine’si ne kız istemesi. ” diye çıkıştım. Methmet abi ” Sakin ol goçum tamam, kızı kirletme de başımıza kalmasın o zaman. Hadi akşam konuşuruz. ” diyip kapattı. Ben sinirli bir şekilde yengemi aradım. Çaldı çaldı açan olmadı, tekrar aradım yine açan olmadı. 3.de çaldı çaldı tam meşgule düşecekken biri açtı. ” Alo? ” dedim, bir süre ses gelmedi, sonra Emine’nin sesi geldi ” Meryem abla tuvalette. ” dedi. ” Tamam o zaman ben sonra ararım. ” dedim. Kapatıcakken ” Şeey… ” dedi, ağzında birşeyler geveliyordu ama ne söylediği anlaşılmıyordu. ” Sesin gelmiyor, tekrar söyler misin? ” dedim. ” Benle buluşmak istemişsin? ” dedi. Tamam kızlarla konuşmasını pek bilmiyordum, köyden gelmişim biraz geri kafalı kalıyordum ama bir kız böyle diyince öküzlük yapmamam gerektiğini de biliyordum. Yok, hayır, istemiyorum diyemezdim. ” Eh öyle oldu. ” dedim. Güldü, kapattı telefonu. Kapatınca aklım başıma geldi, aldık başımıza belayı…

Aradan yarım saat geçti ben evde turluyordum, durumdan nasıl sıyrılırım diye düşünüyordum. Bir yandan yengeme çok kızmıştım. Yengemi aradım, çaldığı gibi açtı. Biraz bağırarak ” Yenge noluyo yaaa? Herkese söylemişsin Emine’yi, ben sana istemiyorum demiştim! ” dedim. Sonra biraz üzgün bir sesle ” Kızma Alp, konuşmuşsunuz istiyorum demişsin. ” dedi. Gerçekten dedim, diyecek birşey bulamamıştım o an. ” Off yaaaa! ” diye bağırarak kapattım telefonu. Gidip uyudum hemen.

Sonraki gün okul yoktu, erken yattığım için sabah erkenden uyanmıştım. Tamda mehmet abi evden çıkıyordu. Kaltım tuvalete girdim, elimi yüzümü yıkayıp küçük tuvaletimi yapmaya başladım. Pat diye kapı açıldı yengem girdi içeri. Tuvalet küçüktü zaten, bir tarafında banko vardı, bir tarafında klozet ve hemen yanında lavabosu. Lavabonun yanında da kapı vardı. Kapı açılınca bana paralel açılıyordu yani. Yengem içeri girdi ve beni o halde gördü. Bende uyku sersemliğinin verdiği geç algılamam ve yaptığım iş yüzünden öyle kalakalmıştım. Dönsem sağa sola işeyecektim, pantolonomun içine soksam ayrı dert. Yengemle öyle bir saniye kadar bakıştı. Gözlerini benden ayırıp penisime baktı bir saniye kadar. Ve ” Mehmet abin sandım. ” diyip çıktı. Kim bilir ne umutlarla girmişti içeri ve o da anlayamamıştı ne olduğunu. Çıktıktan sonra birkaç saniye kapının önünde dikildiğini gölgesinden anlamıştım. Sonra içeriye gitti ve öğlen saatine kadar çıkmadı odasından. Ben kahvaltımı edip çalışıyordum. Sonra yengem içeri girdi, mutfakla oturma odası arasında duvar yoktu, birleşiktiler yani. İşlenirken ” Bana kızgın mısın? ” diye sordu. Cevap vermedim. Masada çalışıyordum. Arkamdan geldi başımda dikilerek ” Kötü bir amacım yoktu ki Alp. ” dedi. Ben onu takmıyordum. Birden çenesini başımın hafif yan kısmına koyup bana fazlasıyla yaklaştı, yengemden beklemediğim bir hareketti yine. Göğüsleri arkadan boynuma değiyordu. Yengem kocaman memeleri olan, balık etli, 160 boylarında kısa bir kadındı. Memelerinin boynuma deydiğini farkedince farklı hissetmiştim. Heyecanlanmıştım resmen. ” Aaaalp sana diyorum! ” sesiyle kendime geldim. Hafif arkama yaslanıp ” Efendim meryem abla ” dedim. Ama arkama yaslanmamla göğüslerini ezmem bir olmuştu. Yengem değişik bir ses çıkartıp geri çekildi. Biraz susup ” Çay yapim de konuşalım, biraz ara ver. ” dedi.

Biraz sonra çay yapıp geldi. Sonra ben baştan istemediğimi, senin öyle birşey söylediğine şaşırıp o yüzden sessiz kaldığımı, aslında Emine’ye ilgimin olmadığını, ayıp olmasın diye kabul ettiğimi söyledim. Sonra yengem Emine’ye söylerken babasının duyduğunu ve babasının ısrar ettiğini söyledi. Nedenini sorunca beni övmeye başladı. ” Akıllı uslu adamsın, ne içkin ne sigaran var, tabii birde doktor olacak diye sayıklayıp duruyordu Abdullah abi. ” dedi. Ben tırsmıştım, babası bana kakalamaya çalışıyordu resmen kızını.

Aradan haftalar geçti, sınav dönemim vardı. Yengem hem Emine’ye hemde babasına söylemiş olmalı ki hiçkimse bu konuda beni rahatsız etmemişti. Sınavlarımın her biri iyi geçmişti, kadavra üzerindeki uygulama sınavlarında da hepsini bilmiştim. Derslerim çok çok iyiydi. Dönem 1.liğine oynuyordum adeta. Sınav dönemi geçmiş hafta sonu rahat rahat evde dinleniyordum. Cumartesi günüydü ve bilmediğim bir numara aradı. Açtım, ” Alo ” dedikten sonra bir süre sessizlik oldu. Arayan Emine’ydi, son sınıftaydı ve benim okuduğum okuldan bir bölüme gitmek istiyordu. Bana üniversiteyi gezdirip gezdiremeyeceğimi sordu. Benim bu işe canım sıkılmıştı ama kabul etmek zorunda kaldım.

Birkaç saat sonra hazırlanıp Emine’yi almaya gittim. Terziye girdiğim gibi babası ” Ooooo doktor bey hoşgeldin. ” diyerek karşıladı. Beni överek kızına örnek gösteriyordu. Ama Emine baya utanmıştı, yüzüme bile bakamıyordu, kızarmış yanaklarıyla konuşmadan babasına kafa sallıyordu. Biraz sonra yengemde geldi, beni bir kenara çekip cebime 20 lira sıkıştırdı. Birşeyler yiyin, çay için falan dedi. Ben oflaya puflaya aldım parayı ve Emine’yi çağırıp izin istedim. Çıktık ve okula gidene kadar otobüstü, şuydu buydu derken hiç konuşmadık nerdeyse. Okula gelince ben zorluklarını falan anlatmaya başladım, kız zaten konuşmuyordu saf saf bakınıyordu, iyice susmuştu. Sonra güzel yanlarından bahsettim bak her yer yeşillik çok güzel okul falan diye. Nereyi istediğini sorunca ” Makina Mühendisliği ” dedi. Ben şaşırdım, ordakilerden duyduğum kadarıyla kişi başı 250 gram kız düşüyormuş. Koskoca 100 kişilik bölümde sadece 4 kız varmış. ” Kızlar tarafından pek tercih edilmez aslında, niye? ” diye sordum. Amcasının dikim vb. şeyler üzerine makina ürettiği bir fabrikası varmış. Orada çalışacağını ve ona uygun bölümde okumak istediğini söyledi. Ben mantıklı bulmuştum, okulu epey bir gezdik. Kantini, yemekhaneyi, binaları falan gösterirken baya yorulmuştuk. Emine bir anda yere düştü, asfalt yolun hemen yanından çimenlerden yürüyorduk. Çimenler biraz ıslak olduğu için kayıp götünün üstüne düşmüştü. Bir yanağı taşa bir yanağı çimenlere düşmüştü. Sol tarafı çimen lekesi olmusi ve toz olmuş, sağ tarafı taşa düştüğü için kirlenmemişti. Hemen üstünü temizlemeye çalıştı ve arkasına ulaşamayınca refleks olarak ben yardım ettim. Sonra birden naptığımı farkedince değişik duygulara kapıldım, resmen baldır kısmını ve götünü tokatlamıştım az önce. Sonra geri çekilince utanıp tuvalete gitmek istediğini söyledi. En yakın bina spor salonuydu. Kapısı açıktı, içeriye girdik tuvalete kadar götürdüm. Binada hiç kimse yoktu.

Birkaç dakika sonra Emine ” Alp bakar mısın? ” diye seslendi, önce tereddüt ettim kızlar tuvaletine girme konusunda. Gelmediğimi farkedince kapıya yaklaştı. Altındaki kapriyi götünün yarısına kadar indirmiş, üstündeki tişörtü hafif kaldırmıştı. İçindeki açık pembe renkteki külodu ve hemen üstündeki morluğu görmüştüm. Ama gözümü külodundan alamamıştım. Morluğu gösterip ağlamaya başladı. Çok hassas bir teni vardı belli ki, heryeri kızarıp morarıyordu sürekli. Neyse yakınlaştım, eğildim ve morluğa baktım. Ciddi birşey değildi. Düştüğü için morarmıştı belli ki. Ama o durum beni değişik duygulara sevketmişti. Bir anda sıcak basmış, penisim sertleşmeye başlamıştı. Alışık değildim sonuçta. Sonra sesler duymaya başlayınca ikimizde toparlandık. Emine elini yüzünü yıkayıp tekrar gezmeye başladık, tam okuldan çıkarken Emine bir anda önüme attı kendini. Ben duramamış ve arkadan dayamıştım. Penisim sırtının orta hizasına geliyordu, kısaydı ama bu bile heyecanlandırmaya yetmişti. Çok ağrıdığını söyleyerek morluğun olduğu yeri gösterdi. Ama az önce gezerken neşesi gayet yerindeydi. Oyun yaptığını düşünmeye başlamıştım, ve başımdan savmak için ” Soğuk suyla masaj yap evde. ” dedim. O gün öylece geçip gitti.

Sonraki gün deneme sınavı varmış, çok kötü geçmiş ve babası hemen Mehmet abimi aradı. Konuştular ” Ooo tabi yardım eder Alp abisi, merak etmesin. ” falan diyerek bana sormadan yine birşeyler ayarlanmıştı. Sonra amca oğlu açıkladı, Biyoloji hiç yapamıyormuş, yardım etse etse doktor Alp abisi eder demiş babası ve bana göndermek istemiş. Mehmet abim zaten kız istemeye hazır çoktan hemen kabul etmişi.

Sonraki gün öğleden sonra Emine geldi, yengem daha evdeydi. Bize pasta, poğça, çay bodrum escort bayan falan getirip durdu. Bende insan vücudundaki sistemleri birer birer anlatıyordum. En sonunda yengem hazırlanıp çıkacağını söyledi, çaydanlığı ve bir tepsi poğça bıraktı masaya. Sonra da çıkıp gitti. Ben anlatırken Emine’nin kafası çok dağınıktı, pek dinlemediğini anlayabiliyordum. Bende ara verip çay falan içiyordum sürekli. Üreme sistemine geldiğimizde sayfada bir kadının vajinal yapısı ve bir adamın penisi vardı. İnik ve kalkık halini anlatan iki resim koymuşlardı. Emine’nin gözü o resme takılmıtşı. Ben görmemezden gelip anlatmaya devam ettim tabii. Anlatmayı bitirip sayfayı çevirinde Emine kendine geldi, mızmızlanıp cumartesi günü düştüğü yeri gösterdi. Bende ” Bakim. ” diyince dünden niyetliymiş gibi açıvardı. Bu sefer kapriyi değil külotla birlikte çekmiş, tertemiz götünün bir kısmını görmüştüm. Morluk neredeyse geçmişti, çok ufak bir nokta kalmıştı ama Emine mızmızlanıyordu. ” Banyo ne tarafta, su iyi geliyo. ” dedi. Gösterdim, içeriye girdi ve suyun sıcaklığını ayarladı. Ben naptığını izlerken dalıp gitmişim tabii, bir anda altındaki kapriyi dizlerine kadar indirince şok olmuştum. Bacakları ve külodunun yanından taşan bembayaz kallçalara hayranlıkla baktım. Emine hafif yan dönüp bana bakmaya başlamıştı ama ben gözümü alamıyordum, dalıp gitmiştim kalçalarına bakarken. O sırada Emine’nin utangaç bir şekilde ” Arkanı dönsen? ” diyişini duydum. Bir anda utanmıştım ve hiçbirşey demeden içeriye geri döndüm.

Arkadan birkaç dakika geçti, geri döndü içeriye. Üstünde sadece külodu vardı, bacakları ıslaktı, önünü kaprisi ile kapatıyordu. Bana ” Havlu varmı? ” diye sordu. Oysaki kapının arkasındaydı havlular. Bende ” Kapının arkasında, gel gösterim. ” diyip ona doğru yürüdüm. Emine dönüp tuvalete doğru yürümeye başladığında kaprisinin sadece önünü kapattığını unutmuştu. Tabii bilerek yapıyor da olabilirdi ama külodu, içindeki kalçaları ve bacakları önümdeydi. Havluyu gösterdim, kapriyi bırakıp beline havluyu sardı ve içeri geri döndük. Ben hiç farketmemiştim ama benimki kalkmış pantolonu zorluyordu. Emine utankaç bir şekilde çaktırmadan bakarken yakalamıştım, ve bakıp görünce bende utanmıştım. Saklamaya çalışırken ” Şeeey.. Kitaptaki gibi ereksiyon mu oldu? ” dedi. Ben utanıp birşey demedim. ” Kitapta üreme için hazır olduğunda ereksiyon olduğu yazıyordu. ” dedi ben baya utanmış yerin dibine girmiştim. ( Tabii bu saflıklar tamamen numaraymış. ) O sırada altındaki havluyu yere bıraktı, geldi yanıma oturdu ve oturur oturmaz geri zıpladı. Hala ağrıdığını söyledi, tahta sandalyenin ağrıttığını söyleyince koltuğa oturmasını söyledim. Gitti oturdu ve yine zıpladı. neyin peşinde olduğunu merak ederken kucağıma oturup oturamayacağını sordu. Ben şaşırmıştım, bir cevap verememiştim ve Emine de bunu evet kabul edip bir anca gelip kucağıma oturdu. Başının üstü burnumun hizasına geliyordu, kokusu, kalçalarının yumuşaklığı. Kendimden geçmiştim, aletim zonkluyordu. Kendime söz geçirememeye başlamıştım. Emine ise dirseklerini masaya koymuş kalçalarını bana bastırarak sayfaları çeviriyordu. Ben cidden kendimden geçmiştim ama bir anda kendime gelip Emine’yi üstümden kaldırmak için ellerimi beline attım. En azından beline attığımı düşündüm ama boy farkından dolayı tam göğüslerine denk gelmişti. Göğüslerini sıkınca emine bir anda kendini geriye atıp bana yaslandı ve iyice sürtünmeye başladı. Ellerim göğüslerinde, penisim kalçalarının arasında, nasıl tersliyim ki bu durumdayken. Devam ettim sıkıp okşamaya, daha önce yapmadığım için aşırı zevk alıyordum tabii. Daha önce gördüğüm ilk kadın vücudu kadavraların beyaz, soğuk vücuduydu. Kanlı canlı, sıcacık, genç bir kız böyle hareketler yaparak beni kolayca ayartmıştı. Ama sonrasında babası aklıma geldi ve bir anda toparlanmaya çalıştım. Emine durumu anlayıp doğruldu, kucağımdan kalktı ve bana döndü. Sandalyeye tekrar geri ittirip ” Merak etme, babama söylemem. ” dedi. Ben aklımı mı okduğunu düşünürken altımdaki şortu ve boxerı çekiştirmeye başladı. Ben tabiiki utanmıştım ve engel oluyordu. Ellerimle şortu tutarken Emine elime resmen vurdu. Az önceki utangaçlığını düşününce ben şaşırmıştım, Emine şaşkınlığımdan yararlanıp çıkarmıştı altımdakileri.

Tabii o zamanlar tıraş etmem gerektiğini bilmiyordum, kıllarla örtülü tam ortalama boy ve kalınlıkta olan kalkmış yarağımı yakaladı. Benim vücuduma elektrik çarpmış gibi oldu ve sarsıldım. Sonrasında kucağıma oturdu boynuma sarılıp vajinasını penisime sürtmeye başladı. O zaman benim için vajina ve penisti isimleri. Ama sonraki gün am ve yarak oluvermişti. Köy yerinde bile terbiyeli yetiştirilmişken bir günde ağzım bozulmuştu. Herneyse sürtünürken ben kendimden geçmiş titriyordum. Emine durdu ve oturup kalkmaya inlemeye başladı. Ben ne olduğunu bilmiyordum, ilk kez yapıyordum böyle şeyler, sonra nasıl olduysa külodunu yana çekmiş ve bir anda penisimi içime almıştı. Ben sıcaklığı hissedince korkup baktım ve içine girdiğimi görünce o teorik olarak bahsedilen kızlık zarı geldi aklıma. Emine bilmiyor olabilirdi bile belki, bir anda ittirip geri çekildim, bunu yaparken ikimizde sandalyeyle birlikte yere düştük. Hemen kan olup olmadığına bakmak için vajinasına baktım. Emine dudağıma parmağını koyup ” Herşeyi anlatıcam, şimdi sus. Keyfimize bakalım. ” diyerek beni sırt üstü yatırdı ve üstüme çıktı. 40 yıllık orospu gibi herşeyi kendi yapıyordu, hatta arada ” Sik amımı, sok, sok, ohhhh ” diye inliyordu. Ama benim tanıştığım Emine son derece utangaç, içine kapanık bir kızdı.

Bir dakikayı geçmeden üstümde zıplarken ben titremeye başlamıştım, neredeyse geliyordum ki Emien bunu anlamış ve üstümden kalkmıştı. Eliyle penisimi tutup bana 31 çekmeye başlamıştı, ellerine ve göbeğime doğru boşalmaya başladığımda tişörtümü yukarıya doğru çekti Emine, ben ise gözlerim kapanık kendimden geçmiş halde yatıyordum. Kendime gelmem birkaç dakikamı almıştı. Geldiğim gibi doğrulup Emine’ye baktım. Sonra herşeyi anlattı.

Meğersem babası benden önce biriyle nişanlandırmaya kalkmış. Adam kabul etsin diye de yatağına sokmuş kızı. Adam kızı kirletip kaçmış gitmiş, sonra birkaç kişiye daha kakalamaya çalışmış gencecik kızı, ama bu sene sınavı var diye bırakmış. Daha önce kakalamaya çalıştığı çocuk zengin bir ailenin oğluymuş, kızı kirlettiğini iddia edip evlenmelerini isteyince çocuğun babası bir miktar para verip adamı susturmuş. Adam kıza rahat vermiş ve terziyi kurmuş. Terzideki kadınları da ihtiyaçlarını görsün diye tutmuş. Ben bunu öğrenince şok oldum, sonra doğru anlayıp anlamadığımı öğrenmek istediğimi sorunca direk Meryem ablamı, yani yengemi de siktiğini öğrendim. Hergün biriyle beraber oluyormuş, terziden para kazanmak gibi bir amacı yokmuş. Ben şok üstüne şok geçiriyordum.

Beni görence ve tabi dioktor olacağımı duyunca, tabii Mehmet abimi falan da tanıdığı için beni gözüne kestirmiş. Emine’ye de beni ayartmasını söylemiş. Sonra aynı oyunu bana yapıcaklarmış. Ama Emine bunu istemediğini söyleyip, tekrar penisime atıldı. Bunu istiyorum diyerek ağzına alıp yalamaya başladı. O gün birçok şeyin ilki oldu benim için. İlk seks, ilk sakso, ilk banyo fantazisi gibi.

Ama en önemlisi, özgüvenim yerine gelmişti, tabii şansım da açılacaktı bu olaydan sonra.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir