UZUN BİR HİKAYE – 5

KALDIĞI YERDEN DEVAM
Neyse, film başladı. Ali amca pantolonun üstünden yarağını okşuyordu, bacaklarıma diziyle dokunuyor, benden tepki almaya çalışıyordu. Derken fermuar sesi duydum, Ali Amca yarağını dışarı çıkarmıştı. Bakmamaya çalışsam da, Ali amcanın yarağı erkek arkadaşımınkinin neredeyse iki katı büyük ve heybetliydi. Özellikle gövdesi kalın ve başı büyüktü. Elimden tutup elimi yarağının üzerine koydu,
– “Arkadaşına yaptığın gibi yap, beni de boşalt tatlım!”
– “Ama ali amca” diyecek oldum.
– “Sakın itiraz etme ne diyorsam onu yap”
Eğildim ağzımı sonuna kadar açtım, yarağının başı ancak ağzımın içindeydi. Dilimle yarağının başını yokluyor, alabildiğim kadar ağzımın içine almaya çalışıyordum. Ben onun yarağını yalarken, o da elini arkamdan eteğimin altına soktu, götümü okşamaya başladı. Parmağını tangamın kenarından amıma getirdiğinde irkildim,
– “Bakireyim, yapma Ali amca!” diyebildim.
– “Tamam, kızlığına zarar vermeyeceğim, sadece amının balını akıtacağım küçüğüm!” dedi. Aradan 5-6 dakika geçtikten sonra hem amımın balını akıttı, hem de ağzıma yarım çay bardağını dolduracak kadar döl boca etti…
Filmin sonuna yaklaştığımızda toparlandık. Ali amca beni Arabayla eve bıraktı. Bindik Arabaya, hareket ettik. Ben ön koltukta uyur gibi yapıyordum ve Ali Amca’ya bakıyordum. Ali Amca da çaktırmadan bacaklarımı süzüyordu. Benim uyuduğuma inanması için elimden geleni yapıyordum. Elini bacağıma götürmesi uzun sürmedi. Gözümü açıp
– “Ali Amca yapma lütfen Bak sinemada yaptım istediğini! Hem sen Evlisin Pervin Teyze duyarsa rezil oluruz” Dedim. O ise,
– “Bırak şimdi Pervin Teyzeni orospu, yanıyorsun yavrum sen, Senin ateşin öyle birkaç yalamayla sönecek cinsten değil!”
– “Durdur arabayı, inmek istiyorum!” dedim. Arabayı kenara çekip dudaklarıma bir yapıştı, aman Tanrım, o nasıl bir öpüşme, somuruyordu dudaklarımı resmen. Gömleğimin düğmelerini koparırcasına açtı. Memelerimi, hiç meme görmemiş gibi somurması beni delirtti. Ben bırakmıştım kendimi, sadece kısık kısık,
– “Yapma!” diyordum. Ama onun umurunda değildi. Memelerimi 10 dakika falan emdi, elini de eteğimin altından külotuma soktu, amcığımı okşuyor, parmağını hafif hafif sokuyordu. Zevkten inliyordum. Arabayı yolun kenarına çekmiş, sevişiyordu benle resmen. Şükür ki camlar siyah filmliydi de gelen geçen bir şey görmüyordu…
Ben artık ne olacaksa olsun deyip bıraktım kendimi ona. Ali Amca işini biliyordu, delirmiş gibi öpüyor, okşuyor, mıncıklıyordu beni. Zevkten deliriyordum. Bana gerçekten bakire olup olmadığımı sordu.
– “Bakireyim!” dedim. Şaşırmıştı,
– “Ne yani, bugüne kadar o salak sevgilin hiç sikmedi mi?”
– “Hayır sadece öpüştük!” dedim. Gülümsedi, hoşuna gitmişti,
– “İyi iyi, o harika götünü sikmek bana kısmetmiş desene!” dedi. Sonra toparlanarak arabayı şehrin dışına doğru sürmeye başladı. Nihayet ormanlık bir alana gelmiştik. Arbayı ağaçların arasına park ettikten sonra
-“Burası iyi kimse rahatsız etmez bizi.” deyip Fermuarını indirdi. Önce yarağını ağzıma verdi ve ağzımı sikti bir süre. Harikaydı, damarlı kocaman bir yarağı vardı. Derken arabanın koltuğunu yatırdı ve beni yan uzattı, külotumu dizlerime kadar sıyırdı. Kendisi de arkama gelip yanaştı, yarağını eline alıp am suyumu göt deliğime yayıp, yarağıyla götümün deliğini zorlamaya başladı. O kocaman yarağın daha ucu girmişti ki kıçımda büyük bir acı hissedip
-“Yapma ali amca çok acıyor bırak lütfen!” diye yalvarmaya başladım. O ise yalvarmalarıma ve çığlıklarıma aldırmadan yarağının yarısını sokmuş kısık kısık inlemeye başlamıştı. Hafif hafif gidip gelirken,
– “Offffff harika uzun senelerdir böyle göt sikmemiştim!” diyordu. Derken aniden o kocaman yarağının, tamamını kökledi. Ölüyorum sandım. Hayvan herif götümü öyle bir sikmeye başladı ki, delirmiş gibiydi,
– “Acıyor, Ali Amca ne olur yavaş!” dememe rağmen durmuyordu. Hırsımdan ağlayacaktım nerdeyse, ama yapacak bir şeyim yoktu, mecbur katlanacaktım. Götüme pompalarken amımı da okşuyordu. Yavaş yavaş bende tahrik olmaya başlamıştım. Ali Amca Deli gibi götümde gidip gelirken inliyor,
– “O dapdar götünü yerim senin, karım ol benim, hep sikeyim seni, ateşli yavrum benim, ohhh bebeğim!” diyerek sikiyordu götümü…
Götümü sikerken amımla da oynadığı için, bir süre sonra ben manyaklar gibi boşalıyordum. Eline sızan am sularımdan o da çok tahrik oldu ve birden böğürerek fışkırttı döllerini götüme. Bir süre nefessiz kaldık o şekilde. Kendimize gelince hemen toparlandık. Hiç konuşmuyorduk. Bir sigara yaktı ve direksiyona geçti. Arabayı şehre oturduğumuz eve doğru sürdü.
Arabada hiç konuşmadık. Babam evin önündeydi, Ali Amca ve babam ayaküstü sohbet ederken ben eve girdim. Üst kattaki odama çıktım. Üstümü değiştirip kirlilerimi çamaşır spetine attım sonrada bir duş alıp yemeğe indim…
Yemekte babam annemle memleketimiz olan Balıkesir’e acil gitmeleri gerektiğini, Benim okulum ve dershanem olduğu için benim burada tek başıma kalıp kalamayacağımı soruyordu. Annen yan komşumuz Nermin teyzen ile de konuştu. Eğer bir ihtiyacın olursa onlardan yardım isteyebilirsin” dedi. Ya baba gitmeseniz… falan dedim. O akşam bizimkiler yola çıktılar.

Onlar gittikten sonra ben hemen odama çıkıp eteğimi ve sütyenimi çıkardım, sadece tişört ve tanga külotla aşağı salona indim. Tv yi açıp tv izlemeye başladım. Az sonra kapının zili çaldı. Gidip delikten baktım. Aman tanrım Gelen ali Amca idi. Şaşkınlık içerisindeydim yoksa babamların gittiğini biliyor muydu? Kapıyı açmadan tekrar içeri girdim. Zili birkaç kez daha çaldı.. Açmayınca bu kez de telefonum çalmaya başladı. Baktım tanımadığım bir numara tlefonu aIıp
– “Efendim” dedim. Arayan ali Amca idi
– “Hadi aç bebeğim kapıyı Annenlerin il dışına gittiğini biliyorum aç lütfen” diyordu. Açmazsam telefon açıp her şeyi babama anlatacağını söyledi. Kapıyı açtım. Ali amca salona girerken göğüs uçlarım tişörtten fırlayacak gibi duruyorlardı. Salona geçtik.
– “Ailenin gideceğini babanla konuşurken öğrendim. Bende evin önünde bekleyip onların gitmesini bekledim onlar gidince de sana bakmaya geldim istedim ki evde yalnız kalmayasın diye” diyerek güldü.
Hiç vakit kaybetmeden beni kucağına alıp öpmeye başladı. Çok güçlüydü, her halde boyu 1.80 in üstündedir, kilosu da 80-85 vardı. Karşı koysam da beni sikeceğini biliyordum bu yüzden karşı çıkmayıp yaşayacaklarım dan zevk almaya karar verdim. Önce koltukta uzunca öpüştük. Sonra bir çırpıda tişörtümü ve külotumu çıkarttı. Kendisi de çırılçıplak kalınca beni kucağına aldı ayağa kalktı. Ayakta, ayaklarım onun beline, kollarım boynuna dolanmış vaziyette öpüşüyorduk, birbirimizin dudaklarını emiyorduk. Amım tam yarağının üstündeydi, ben ileri geri salındıkça, yarağının başı da ıslanan amımın dudakları arasında ileri geri kayıyordu… Aldığım zevk inanılmazdı, yarağına sürtünerek orgazm olmuştum ve amımın suları akıyordu. Fakat yanlışlıkla yarağı amıma girecek ve kızlığım bozulacak diye de çok korkuyordum. Bu endişemi anlamış olmalı ki,
– “Korkmana gerek yok, kızlığına dokunmayacağımı daha önce de söylemiştim!” dedi ve beni kucağından indirerek kanepeye oturttu, bacaklarımı aralayıp amıma yumuldu ve yalamaya başladı. Beni titremeler kasılmalar sarmış, saçını asılarak ağzını amıma iyice bastırıyordum. Derken birden pozisyon değiştirdi ve 69 olduk. Artık o benim amımı yalarken, ben de onun kocaman yarağını yalıyordum. 69 u ilk defa yapıyordum ve bu daha zevkliydi. Üstelik Ali amca amımı dillerken, aynı zamanda da götümü parmaklıyordu. Resmen uçuyordum… Sonra beni kanepeye yüz üstü uzattı, sırtıma uzanır gibi arkama geçti ve omuz başlarımı, ensemi öperek, kulağıma,
– “Şimdi seni arkandan yapacağım, korkma bu kez fazla acıtmayacağım, yanımda özel krem getirdim, tamam mı tatlım?” dedi. Heyecandan kurumuş dudaklarımdan belli belirsiz bir
– “Tamam!” kelimesi çıktı. Beni dörtayak pozisyonuna getirerek, eşofmanın cebinden aldığı kremle önce kocaman yarağını kremledi. Sonra götümün deliğine sürdü ve ilk önce bir, sonra iki parmağı ile göt deliğimi genişletti. Daha sonra o kocaman yarağının mantar gibi başını götüme dayadı, ama ben kendimi kastığım için sokamıyordu.
– “Kendini kasarsan çok acır, rahat ol, gevşe biraz!” dedi. Ben korksam da, artık bu saatten sonra dönüş yoktu ve o yarağı götüme sokacaktı…
Kendimi serbest bırakınca, birden başı Löp! diye götüme girdi. Gözümden yaş geldi, götümün deliği yanıyordu. Ama duyduğum acı ormandakinden çok daha azdı. Yarağı benim bileklerimden kalındı. Bir süre hiç kıpırdamadı, öylece kaldı arkamda, elini de önüme atıp amıma okşamaya başladı. Amımı okşarken aldığım zevkten götümün acısını hissetmiyordum bile. Ve yavaş yavaş kalanını da soktu götüme ve omuzlarımdan asılarak iyice kenetlendi bana. Altında kaybolmuştum. Götümde yarağının damarlarını bile hissediyordum. Hepsi bu kadardı,
– “Köküne kadar aldın tatlım, bundan sonrası çok zevkli!” diyerek yarağını götümde hafif hafif oynatmaya başladı. Gerçekten de götümde kocaman yarağın kımıldaması çok zevkliydi, ben de başladım götümü oynatmaya, hafif ileri gidip, geri vuruyordum götümü kasıklarına. Götüm iyice alışıp acı büyük bir oranda kaybolunca, artık yarağı da tren pistonu gibi götüme girip çıkıyordu. Hele götümü sikerken amımı da okşaması vardı ya, Tanrım böyle zevkli bir şey olamazdı! Herhalde yarım saatten fazla sikti götümü ve sonunda götümün içine boşaldı. İlık ılık boşaldığını hissetmek manyak bir şeydi. Yarağını götümden çıkarmadan, beni çiş yaptırır gibi kucağına alıp banyoya götürdü. Küvetin içine girdiğimizde yarağını götümden çıkarmasıyla, götümden osurukla birlikte döller püskürdü küvete. Beni küvete indirdiğinde (elimde olmadan da olsa osurduğum için) çok utanmıştım ve yüzüne bakamıyordum. Çenemden tutup başımı yukarı kaldırdı ve
– “Bunda utanılacak bir şey yok tatlım, götten sikişirken osurmak gayet doğal!” diyerek dudaklarımdan öptü. Duşun suyunu ılık açıp beni ve kendini güzelce yıkadı. Götümü ve yarağını sabunlayıp köpükledikten sonra küvete oturdu ve Hadi tatlım, bu sefer kendin al arkana! Kumanda sende! diyerek yarağını dik tuttu. Ben de yarağın üzerine çöküp, başını götümün ağzına yerleştirdim ve yavaşça oturmaya başladım. Bu sefer çok acımamıştı ve sabunlu olduğundan olsa çok kolay girmişti… Hepsini aldıktan sonra kalkıp oturmaya başladım. Artık zıplıyordum ve o koca yarak götümde bir kayboluyor, bir görünüyordu. Ali amca da iki eliyle belimden tutmuş oturup kalkmama yardım ediyor, bazen beni kendine iyice hızla çekiyor, yarağını götümde oynatıp tekrar zıplatıyordu. O kadar zevkliydi ki, bazen çok hızlı zıplıyordum ve yarağı götümden tamamen çıkıyor, hemen geri yerleştirip zıplamaya devam ediyordum. Bazen de Ali amca pırtıp çıkan yarağını götüme yerleştiriyordu. Bu pırtlamaların birinde artık nasıl olduysa, ben geri götüme yerleştirirken, Ali amca beni aniden kucağına çekince, amım o ana kadar yaşamadığı acıyı tattı. O koca yarak bir anda amımın dibini bulmuştu.
– “Eyvahhh kızlığım gitti!” diye bağırdım… Ali amca da birden irkildi ve beni üzerinden kaldırdı. Kanlı yarağını görünce hiç şüphem kalmadı ve
– “Ben ne bok yiyecem şimdi, beni artık kim alır bu halimle!” diyerek ağlamaya başladım. Ali amca beni teskin ediyor,
– “Ağlama tatlım, olan oldu bir kere, yapılacak bir şey yok, hem dünyanın sonu değil ya, üzülecek bir şey yok bunda, seni bakire değilsin diye almayacak adamın taa amına koyayım!” diyordu. Amımı ve yarağına bulaşan kanları güzelce yıkadıktan ve kurulandıktan sonra, beni kucaklayıp odama götürdü.
– “Yatağıma uzatıp, Artık hiçbir engel kalmadı, tadını çıkaralım!” diyerek dudaklarıma uzandı ve tekrar öpüşmeye, birbirimizi okşamaya başladık. Ben göbeğini öperek tekrar yarağını aldım ağzıma. O da kalçalarımı tutup kendine çekti beni. 69 pozisyonundaydık, ben onun yarağını, o benim amımı yalıyordu. Çok iyi yalıyordu. 3-5 dakika böyle devam ettik. Sonra döndüm üzerine uzandım. Gözlerime bakıyordu,
– “Seni deliler gibi istiyorum ohhhh o kadar tatlısın ki!” diyordu. Esmer vücudumu bir anda altına aldı, bacaklarımın arasına girdi, göğüslerimi yalıyor, ucunu ısırıyordu. Yarağı amımın hemen önünde girmeyi bekliyordu. Sonra yavaşça yarağının başını amıma dayadı ve ittirdi. Sırıl sıklam olan amım hemen içeri aldı yarağının başını. Gözleri gözlerimde, yavaş yavaş hepsini soktu içime.
– “Ohhhh seni çok seviyorum!” diyerek gözlerimin içine bakarak git gele başladı. Bu sefer amımı sikiyordu. Milim milim her santimi içimi yarıyordu, zevkten deliriyordum… Ben de çok zevk alıyordum,
– “Ohhhh ali Amca bende seni seviyorum!” diyerek ona karşılık veriyordum.

Sonra beni çevirdi ve 4 ayak pozisyonuna getirdi. Arkama geçti ve amıma tekrar girdi. ‘Şak şak şak’ diye sesler çıkıyordu sikerken beni. Arada kalçalarıma tokat atıp, harika kalçalarımın olduğunu söylüyordu. Ben bu arada 2 kez boşalmıştım. O da hızlanmıştı, boşalması yakındı herhalde. Sonunda boşalacağını söyleyerek içimden çıktı, döndüm ağzıma aldım, beklemeden boşalmaya başladı. Müthiş bir şekilde boşalıyordu. Ağzım dölle dolmuştu. İyice boşaldıktan sonra çıkardım ağzımdan Dudaklarımdan döller akmıştı. Yarağını tekrar ağzıma aldım ve iyice yaladım, tertemiz yaptım…
İkimiz de çok yorulmuştuk, yanyana uzandık. Ben göğsüne başımı koydum, bir elimle göğüslerinde, vücudunda dolaştırarak sohbet ediyorduk. Beni uzun zamandır arzuladığını, ama aile dostu olduğumuz ve kendisinden çok genç olduğum için açılamadığını, hatta Facebook adresimde başka isimle bana mesajlar gönderdiğinden bahsetti, beni çok beğendiğini söyledi. Biraz dinlendikten sonra elimi yarağına atıp okşamaya başladım. Yarağı tekrar hareketlenmeye başladı. Öpüşmeye başladık. Ben tekrar aşağı inip ağzıma aldım yarağını ve yalamaya başladım, daha doymamıştım çünkü. Tekrar sertleşmişti. O da kalçalarımı okşuyor, amımla ve götümle oynuyordu. Bir ara parmağını götüme soktu, anlamıştım ne istediğini yine götümden sikecekti beni…
Biraz o şekilde yaptıktan sonra tekrar önünde domalttı beni. Amımdan akan sularla yarağını ve göt deliğimi ıslattı. Başım yastıkta, iki elimle kalçalarımı açtım. Yarağının başını götüme dayadı ve itekledi. Başı girmişti, ama canım yanıyordu. Biraz bekledi yavaş yavaş yüklendi ve sonuna kadar geçirdi götüme. Taşakları amıma değiyordu. Biraz bekledikten sonra git gel yapmaya başladı.
– “Harika götün var, çok dar!” diye mırıldanıyordu. Ben ise zevkten altında inliyor, zevkten ölüyordum. Götümden çıkarıp amıma sokuyor, sonra tekrar götüme geçiriyordu. 10 dakika kadar dayanabildi ve titreyerek götüme boşaldı. Götümden çıkarmadan uzandım, o da üzerime uzandı. Öylece yarağı ininceye kadar yattık. Yarağı inip götümden dışarı çıktı. Tekrar dudaklarımı öptü ve teşekkür etti. Biraz daha uzandık…
Ali amca beş gün boyunca evin her yerinde beni amdan götten sikti. Hayret ettiğim şey, yaşlı olmasına rağmen bu kadar iyi sikişmesiydi. O ara okula gidememiştim, erkek arkadaşımı arayıp hasta olduğumu söyledim. Erkek arkadaşım da, Eve geleyim sana bakayım! dedi, ama ben istemedim, çünkü benim bakıcım vardı

5 gün boyunca yarak yemeye doymuştum. Akşam Annemle babam Balıkesir’den geldiler. Annem nasıl geçtiğini sordu,
– “Sıkıldın mı?” dedi.
– “Yoo, okula dershaneye gidip geldim hiç sıkılmadım!” dedim
Ali Amca ile biz tabi her fırsatta telefonla görüşüyorduk. Artık yarağa alışmıştım Öbür hafta yine canım Ali Amca’yı istiyordu, gelmesini söyledim. Sık sık gelmesinin dikkat çekeceğini söyledi, haklıydı da. Ama hafta içi işyerinden izin alabilirse, sabah gelip akşam gidebileceğini söyledi. Çok sevinmiştim…
Perşembe sabah uçağıyla gelmiş, bir otele yerleşmişti. Saat 10 gibi aradı, oteli tarif etti ve gelmemi söyledi. Anneme alışverişe çıkacağımı söyleyip doğruca otele gittim. Otele girdiğimde resepsiyondakiler odaya telefon açıp haber verdiler. Sonra kaydımı yapıp odaya gönderdiler beni. Odanın kapısında Ali Amca beni bekliyordu. Kollarını açtı ve sarıldık birbirimize. İçeri girip kapıyı kapattık, kapı arkasında deliler gibi sevişmeye başladık. Çok geçmeden ikimiz de çırıl çıplak kalmış, yatakta sevişiyorduk. Sanki aylardır birbirini görmeyen sevgililer gibiydik. Öğleye kadar seviştik, sikiştik. Öğle arasında dışarı çıkıp yemek yedik, tekrar otele gelip saatlerce seviştik, sikiştik. Bu buluşmalarımız, zaman zaman tekrarlanıyordu. Otele sonraki gidişlerimde resepsiyondakiler aralarında bir şeyler konuşup bana bakıyorlardı, ama ben aldırış etmiyordum.
Yine bir gün telefonum çaldı, tanımadığım bir numaraydı, cevapladım. Karşımdaki kişi kendini tanıttı, Ali Amca ile gittiğimiz otelin resepsiyon şefi Tolga olduğunu söyledi. (O anda hatırladım, kaydımı yaparken Telefon numaramı da yazmıştım formu doldururken). Neyse, Tolga otellerinde değerli bir müşterileri olduğunu ve bayan arkadaş istediğini, müsaitsem gelip gelemeyeceğimi sordu. Şok olmuştum. Oradakiler beni parayla sikişen biri sanmışlardı sanırım. O anda ne diyeceğimi bilemedim, sadece, – “Hayır!” deyip kapattım. Ama çok heyecanlanmıştım, her yerim titriyordu, tanımadığım biriyle para karşılığı sikişme duygusu heyecanlandırmıştı beni…
Birkaç gün geçmişti, tekrar aynı numara arıyordu. Tolga yine bir müşterilerinin olduğunu, gelip gelemeyeceğimi sordu. Ben de,
– “Şuan müsait değilim!” dedim.
– “Peki ne zaman müsait olursunuz?” diye sorunca,
– “Akşamları dışarı çıkamıyorum!” dedim. O da,
– “Bazen gündüz saatlerinde de bayan arkadaş isteyen müşterilerimiz oluyor.” dedi.
– “O zaman ararsanız, olabilir!” dedim ve kapattım. Bunu söylediğime inanamıyordum…
Aradan bir hafta geçmişti, saat 12:00 sıralarında Tolga aradı ve bir müşterilerinin olduğunu söyledi. Çok heyecanlanmıştım.
– “Tamam, 1 saate kadar orda olurum!” dedim, ama heyecandan kalbim güm güm çarpıyordu. Biraz hazırlandıktan sonra anneme bir bahane uydurup çıktım. Aklımda bir sürü soru işaretleri vardı, ama ayaklarım otele doğru götürüyordu bedenimi. Otele vardığımda heyecanım daha da arttı. Tolga karşıladı beni, beraber asansöre bindik. Tolgaya ben sık sık gelemeyeceğimi, en fazla 1 saat olabileceğimi ve asla memleketim olan (xxxxx) şehrinden biri için beni çağırmamasını söyledim. O da anlayışla karşıladı, Otele genelde işadamları ve pazarlamacılar geldiğini, hepsinin güvenilir insanlar olduğunu söyledi. Kata gelince odanın numarasını söyledi ve asansörle geri gitti…
Odanın önüne geldim ve kapıya vurdum. Yaprak gibi titriyordum, acaba nasıl biri çıkacaktı karşıma, ama içimde seks arzusu heyecan veriyordu. Kapı açıldı, karşımda 1.90 boylarında, hafif kirli sakallı, 40 yaşlarında bir Bey vardı.
– “Merhaba canım, gel!” diyerek beni içeri aldı. Ben de,
– “Merhaba!” diyerek yanaklardan öpüştük ve içeri geçtik. Çok heyecanlıydım, ne yapacağımı bilemiyordum. Hiç tanımadığım bir adamla bir otel odasında yalnızdım…
Benim üzerimde kot pantolon ve blüzüm vardı, adamın üzerinde şort ve atlet vardı, vücudu kıllı biriydi. Koltuğa oturdum, o da yanıma geldi oturdu. Masada bulunan cüzdanından para çıkardı ve 300 Tl masaya koydu.
– “Tolga’nın bahsettiğinden daha güzelsin!” diyerek saçlarımı okşamaya başladı. Kolunu omzuma atıp kendine doğru çekti ve boynumu öpmeye başladı. İçim titremişti, hiç tanımadığım biriyle beraber olacaktım. Titrediğimi fark etti,
– “Sen acemisin biraz sanırım, Tolga bahsetti, rahat ol, senin istemediğin bir şey olmaz!” diyerek beni rahatlatmaya çalıştı. Ayakkabımı çıkardım ve lavaboya gitmem gerektiğini söyleyerek banyoya gittim. Yüzümü yıkadım, aynadan kendime baktım ve bu anın zevkini çıkarmam gerektiğini düşündüm…
Tekrar odaya geldim, adam koltukta oturuyordu, elimden tutup beni kucağına çekti, dudaklarımdan öpmeye başladı. Ben de karşılık vermeye başladım. Öpüşürken elleri göğüslerimde geziniyor, okşuyor, boynumu sarıyordu. Her yerim ateş gibi olmuştu. Yarağını altımda hissediyordum. Ayağa kalktım, blüzümü çıkardım, karşısında soyunuyordum. Beni belimden tuttu ve çekti kendine, pantolonumun düğmesini açtı ve aşağı sıyırdı. Altımda külotumla kalmıştım. göbeğimi öpüyor,
– “Harika vücudun var!” diyerek külotumun üstünden amımı kokluyordu. Ben ise kendimden geçmiş, zevkle kıvranıyordum. Sonra beni çevirdi ve kalçalarım ona dönük, kalçalarımı öpüp okşuyor kokluyordu. Yavaşça külotumu indirdi, ben de sütyenimi çıkarmıştım. Kalçalarımın harika olduğunu söylüyor, hafif ısırıyordu. Karşısında çırılçıplaktım. Amımı okşuyor kokluyordu…
Kendi de ayağa kalktı, arkamdan sarıldı bana, yarağını kalçama doğru bastırıyor, sürtüyordu. Elleri göğüslerimde, okşuyordu her yerimi. Beni döndürdü ve eğilip dudaklarımdan öpmeye başladı, ben de karşılık veriyordum. Elleri kalçalarımda, ben de onun askılı atletini çıkardım ve şortunu indirdim. İkimiz de çıplaktık şimdi. Aşağı eğildi, göğüslerimi ağzına alıp emiyordu, ben de başını memelerime bastırıp zevk alıyordum. Sonra koltuğa oturdu, beni de önünde diz çöktürdü. Yarağı 20 cm rahat vardı ve kalındı, elime aldım ve taşaklarından başlayıp yukarı doğru yalayarak, başını ağzıma aldım. Şimdiye kadar gördüğüm en büyük yaraktı bu. Ancak yarısına kadar alıyordum ağzıma. Amımdan sular akıyordu…
Bir müddet yaladıktan sonra beni kendine çekti, kucağında öpüşmeye başladık. Yarağı altımda amımın deliğini arıyordu, arkadan aletini kavrayıp amıma yanaştırdım ve üstüne oturmaya başladım. Sırılsıklam olmuş amım içine alıyordu koca yarağı. Sonuna kadar oturdum ve gözlerimi kapatmış, yarağın içimi nasıl doldurduğunu hissediyordum, hepsi girmişti. Gözlerimi açtım, beni seyrediyordu. Dudaklarımız birleşti, çok güzel öpüyordu, ben de yavaş yavaş oturup kalkıyordum kucağında. Sonra benim kalçalarımdan tuttu ve alttan sikmeye başladı. Harikaydı, ben zevk çığlıkları atıyordum. Ben kucağındayken ayağa kalktı içimden çıkmadan, ben onun boynuna sarılmış vaziyette, yatağa götürdü, yatakta üstüme yüklenerek sikmeye devam etti…
Sonra beni domaltarak arkadan amımı soktu. Amımı sikerken kalçalarımı ayırmış baş parmağı ile göt deliğimi okşuyor, içine sokuyordu hafif hafif. Bu beni daha da azdırıyordu. Önünde at gibi duruyor sikiliyordum. Ben 3 kez boşalmıştım, artık o da gelmek üzere olduğunu söyledi. İçime boşalmamasını söyledim. Yarağını çıkardı ve sırtıma doğru boşalmaya başladı. Enseme kadar gelmişti dölleri. Sonra üzerime uzandı, altında eziliyordum. Yana kaydı, dudaklarımdan öptü ve daha önce hiç bu kadar zevk almadığını söyledi, teşekkür etti. Artık gitmem gerektiğini söyledim. Bana,
– “Senden bir şey daha istesem yapar mısın?” dedi.
– “Nedir?” diye sordum.
– “Kalçaların harika, götünden de sikmek isterdim! Sana 200 TL daha veririm!” dedi…
Bu beni de heyecanlandırmıştı, öpüşmeye başladık, elim yarağındaydı ve yarağı yine dimdik olmuştu. Ama bu koca şey nasıl girecekti küçük götüme? Yaladım biraz aletini, saçımdan tutmuş, ileri geri hareket ettiriyordu. Taşaklarını, her yerini yalıyordum. Sonra beni yine önünde domalttı, götüme önce 1 parmağını, sonra 2, sonra 3 parmağını sokarak alıştırdı. Ben altında gözlerimi kapamış bekliyordum. Sonra aletini tükürükleyip götüme yavaşça zorladı. Başı girmişti, canım yandı biraz, ama alıştı hemen sonra. Yavaş yavaş ittirmeye devam etti, yarısına kadar girmişti. Kalçalarıma vurarak benim hareket etmemi istedi. Ben de ileri geri yaparak, biraz biraz içime alıyordum. Sonunda kalçalarım taşaklarına değdiğinde hepsinin götümde olduğunu anladım…
Biraz canım yanıyordu, ama zevk alıyordum. Biraz bekledikten sonra yavaş yavaş git gel yapmaya başladı. Bu şekilde 10 dakika kadar sikti götümü. O götümü sikerken ben de amımı ovalayarak 2 kez boşalmıştım. Sonunda o da,
-“Geliyorum!” diyerek hızlandı ve boşaldı. Dölleri götümü doldurdu, sıcaklığını hissediyordum. Üzerime uzandı, ensemi öpüyor, bana iltifatlar yapıyordu. 10-15 dakika bu şekilde yattık. Saatime baktım geleli 1,5 saat olmuştu, gitmem gerektiğini söyledim ve kalktım. Banyoya geçtim, duş alırken o da geldi banyoya, beni çok beğendiğini, her geldiğinde beni çağıracağını söylüyordu. Duşun altına geldi ve beni dudaklarımdan öptü. Ben de çok zevk almıştım, hem de para kazanmıştım. Duşta ağzımla bir kez daha boşalttım,
– “Bu da benden olsun!” dedim, çok gülmüştük…
Duşumu aldım, üzerimi giyinip vedalaştım. Telefonumu istedi, ama vermedim,
– “Aynı şekilde ulaşabilirsin!” dedim ve öpüşüp, ben çıktım. İlk kazandığım parayla alış veriş yaptım. Bu şekilde 9-10 kez daha tanımadığım adamlarla o otelde sikiştim. Canım istediği zaman gidiyordum. Bunlardan Ali Amca’nın haberi yoktu tabii. Ali Amca ile birlikteliğim ben Üniversiteyi kazanıp Ankara’dan ayrılana kadar devam etti. Sonrasında ise Bir daha görüşmedik.
Hepimiz Piraye’nin anlattıklarını heyecanla dinlemiştik. Piraye bakalım şimdi sıra kimde deyip şişeyi çevirdi. Şişe bu kez döndü döndü ve Tamer’in önünde durdu. Evet anlatma sırası şimdi Tamer’deydi.
Okullar tatil olmuş ben sabahlara kadar bilgisayar oynuyor gündüzleri de akşama kadar yatıyordum. O gün annem
-“Yarın erken kalk amcanlar gelecek onları terminalden sen karşılayacakmışsın” dedi. Sıkılarak
– “Tamam”. Dedim. Annemle konuşmalarımızda amcamın evlendiğini duydum. Ayhan amcamı tanımlarsam, 1.76 boyunda, göbekli ve seyrek saçlı biridir. Çoğu akrabam sevmez kendisini, onun hakkında herkes Sonradan görme! derler. Bende sevmezdim amcamı en son 4 yıl önce görmüştüm.
Tatil olduğu için uzun yattım ve ertesi gün Saat 18:00 gibi uyandım. Daha amcamların gelmesine vakit vardı. Duşumu aldım ve kot pantolon ve gömlek giyerek çıktım. Babamın Arabasına atladım ve karşılamaya gidiyordum, ama o arada da düşünüyordum, amcam orta yaşın üstünde biriydi ve büyük ihtimalle evlendiği kadın da 50 nin üstündedir falan diye düşünüyordum. Terminale vardım ve beklemeye başladım. İzmir otobüslerinden birinden Ayhan amcam indi ve ben direkt tanıdım, hemen yanına gidip,
– “Hoş geldin Amca!” dedim, birbirimize sarıldık. Muavin Valizleri verirken, amcamla ayak üstü biraz muhabbet ettik. Ben, Amca
– “Evlenmişsin, hayırlı olsun da, yengem nerede?” diye sordum. Amcam da gülerek,
– “Yengenin işleri var, yarın gelecek!” dedi. İçimden (Kadıncağız senden ayrı kalmak için iş çıkartıyordur kendine!) diye geçirdim. Neyse, valizi aldık ve arabaya bindik
Arabada amcamın hiç çenesi susmak bilmedi, sürekli işlerinden bahsetti. Hakikaten de görgüsüz biriydi. Çenesinden biran önce kurtulmak için arabayı son sürat sürüyordum eve. Evime girince kapıda annem karşıladı. Akşam da babam gelince yemekleri yiyip Sohbet ettiler. Babam amcama üzerimizdeki boş daireyi alalım diye tutturmuştu. O gün amcam benim yatağımda, ben de salonda uyudum…
Ertesi gün kalktım, duşumu aldım ve yine aynı tarz a yakın bir şeyler giydim. Belki amcamın evlendiği kadının bana göre kızı falan vardır diye aklımdan bin bir türlü şey geçiriyordum. Yarım saat sonra amcam kalktığında beni görünce,
– “Vaay ne yakışıklı olmuşsun yeğenim!” dedi ve Güldü. Ben de öylesine bir gülüş atarak,
– “Sağ ol amca” dedim. Amcam
– “Ya yeğenim biliyorsun bugün yengen gelecek ben Emlakçı ile buluşacağım rica etsem yengeni terminalden sen alır mısın? Kızılay’dan işyeri satın alıyorum, sen git al yengeni, o seni tanır büyük ihtimalle, senin resimlerini göstermiştim.”.
-“Tamam!” deyip çıktım evden…
Terminale gittim ve beklemeye başladım. O arada etrafı seyrediyordum, arabaya yaslanmıştım. Artık nasıl daldıysam, arkadan bir kadın geldi ve bana seslenerek,
– “Özür dilerim, Tamer Bey simisiniz?” dedi. Gerçekten çok hoş bir bayandı. Büyük ihtimalle bir yer sormaya gelmiştir diye düşündüm, ama öyle olsa adımı nereden bilecekti? Kendimi toparladım ve
– “Evet, benim, buyurun?” dedim. Kadın kendini tanıttı, meğer Ayhan amcamın karısıymış! Ev şokundan sonra ikinci şoku yaşadım. İçimden (Ohaa lan, çüş artık! Odun gibi amcamın evlendiği karıya bak! Olamaz!) dedim. Ben şoku atlattıktan sonra,
– “Hoş geldin yenge!” dedim ve tokalaştık, yanaktan öpüştük. Valizini alıp bagaja koydum. Kendisi de arabada arkaya oturdu. Utangaçtı, ama muhabbet etmekten çekinmiyordu. Yengem Beyaz tenli, uzun boylu, sarışın ve mavi gözlü bir kadındı. Kalçaları Gayet dolgun ve yuvarlak göğüsleri de dik, ama çok büyük sayılmasa da, çok küçük değildi. Ankara o dönemlerde yine biraz soğuk olduğundan üstünde kaban vardı ve sadece bu kadar görebilmiştim. Ama arabada kabanı çıkartınca gerçekten buzdağının görünmeyen kısmı gibi güzelliğini fark ettim. Eve gelene kadar muhabbet ettik, 24 yaşında olduğunu ve adinin Aslı olduğunu öğrendim. Yengem benim kafa dengim bir hatundu, maçlara ve konserlere gitmeye bayıldığını söyledi.
Bu konuşmalarla eve vardık Yengemi evdekilerle tanıştırdım. Akşam baba ve amcamda gelince hep birlikte yemek yedik muhabbet ettik.. Yatma vakti gelince, ben odamı onlara verdiğim için, Ayhan amcam yengemin kolunu çıkarırcasına asılarak, geç bakalım yatak odasına! Dedi ve odama gittiler. Ben de salondaki kanepede uzandım ve son iki günde yaşadıklarımı düşünüyordum. Bir ara içerden sesler gelmeye başladı. Ama sesler Ayhan amcamdan geliyordu, galiba yengem zevk almıyordu, nede olsa 25 yaş farkı var aralarında. Doğrusu yengeme üzülmüştüm. Bu düşüncelerle uyumuşum…
Amcamla yengem 10 gün kadar bizde kaldılar sonra üst kattaki daire hazır olunca oraya taşındılar. Ancak Aslı yengem aklımdan çıkmaz olmuş sürekli onu düşünür hale gelmiştim. Beklediğim fırsat tam 2 ay sonra karşıma çıktı. Amcam eve gelirken Asansör gerişinde beni görmüş bana
– “Ya yeğenim yengen 2 aydır evde sıkıldım diye başımın etini yiyor yarın benim jipi alda onu denize filan götür bir ben işten fırsat bulamıyorum” deyince adeta sevinçten havalara uçtum. Amcama belli etmemeye çalışarak
– “Olur, amca sen merak etme gezdiririm ben” dedim.
Gece sabaha kadar uyuyamadım. Sabahleyin erkenden kalkıp pencereden amcamın gitmesini bekledim. Amcam gidince biraz daha oyalandım ve yengemlerin evine varıp kapıyı çaldım. Yengem üzerindeki gecelikle kapıyı açıp aval aval bana bakarken
– “Eeee hadi bakalım hazır değil misin daha ?” dedim. Yengem uykulu gözlerle şaşkın şaşkın bana bakarken
– “Nereye hazır değil miyim ?” diye sordu.
– “Pikniğe gidecektik ya dün amcam söylemişti.”
– “Haaa unutmuşum ya geç içeri sen hemen 5 dakikada hazırlanırım” deyip yatak odasına geçti. Tekrar salona döndüğünde üzerinde bir body, altında ise tayt vardı. Bütün hatları ortalığa saçılmıştı adeta.
– “Eeee söyle bakalım nereye götüreceksin bugün beni ?” diye sordu.
– “Bilmem sen nereye istersen oraya gidelim” deyince şuh bir kahkaha atıp
– “Ayal delinin dediğine bak sanki benim İstanbul’u bildiğim varda, ama şöyle denize girebileceğimiz bir yere gidelim” diye ekledi.
-“Şile’ye gidelim o zaman bu mevsim hem güzel olur hem de sakin” dedim.
Kısa zamanda hazırlığımızı yapıp yanımıza deniz ve piknik malzemelerini de alarak amcamın jipi ile yola çıktık. Aylardan henüz mayıstı ama havalar çok sıcak gidiyordu. Çok güzel bir gündü. Havada hiç bulut yoktu.

Şileden biraz uzakta bir plaja geldik. Hafta içi, aylardan henüz mayıs olduğundan ortalıkta kimsecikler yoktu. Ama deniz dalgalıydı. Ben mayolarımızı nasıl giyeceğimizi sordum. O da sırayla arabanın içinde kalıp değiştirmeyi teklif etti. Bana da bakmamamı tembihledi. Peki diyerek aşağıya indim. Arabada, yanıp tutuştuğum kadın tek tek üzerindekileri çıkarıyordu. Ama ben onu göremeyecektim. Bu beni çılgına çeviriyordu. Bir ara arkamı dönüp arabaya baktım. Bikinisinin üstünü giymeye çalışıyordu. Göğüsleri bütün ihtişamıyla bir an ortalıkta gözüktü. Oldukça büyük, fakat bundan daha güzeli çok yuvarlak ve diktiler. Sonra hızla bikinisini giydi. Kalçaları acık toplu ve çıkık olduğundan bikinisinin altını kalçalarına geçirirken biraz zorlanmıştı. Sonra aşağıya indi. Ben her şeyi unutmuş onu seyrediyordum. Dünyanın en güzel vücutlu kadınlarından biri bikinisiyle tam karşımdaydı. Ben de arabada mayomu giydim. Sonra kumsalda onun beline dolanarak dolaşmaya başladık. Ben bir taraftan elimi biraz aşağı kaydırıp kalçalarını okşayarak espriler yapıyor, o da bana gülümseyerek ellerimi tutup, ittiriyordu. Bu hareketi beni daha da iştahlandırıyordu. Biraz kumların üzerine uzandık. Havadan sudan söz edip ben hep konuyu cinsellikle ilgili konulara getiriyordum. O ise durumun Farkına varmış gülerek sahile doğru koşmaya başladı.
-“Hadi gelsene gelsene” diyerek parmağıyla beni çağırıyor, yanına gidince yine kaçmaya başlıyordu. Benden biraz uzaklaşınca
– “Beni yakalayamazsın” diye oyun oynuyordu. Aynı oyunlarla denize girip çıktık. Deniz henüz çok soğuktu ama biz hiç üşümedik. Ama soğuk suyun etkisiyle olacak göğüsleri daha dikleşmiş, uçları daha da görünür olmuştu. Ben artık dayanamıyordum. Denizin dalgalı olduğunu, isterse artık çıkıp, kendimize başka bir yer bulmayı, orada pikniğe devam etmeyi önerdim. Üstümüze bir şeyler giyip yola çıktık. Arabayla Ağva yoluna döndük. Amacım sessiz, sakin gözlerden uzak bir yer bulmaktı. Tam istediğim gibi bir yer bulamadığım için yolumuza devam ediyorduk.
Ağva yoluna girdiğimizde yol tenha idi ona
– “Ehliyetin var mı?” diye sordum. O da
– “Evet” deyince hemen sağa çekip durdum.
– “Al sen kullan” dedim o bana şaşırarak
– “Emin misin ama ben acemiyim arabayı daha önce kurstan başka hiç kullanmadım” deyince bende
– “Sorun olmayacağını buraların tenha olduğunu” söyleyip
– “Al dedim kullan işte” dedim. Aslı heyecan ile direksiyona geçti aslında amacım onu yumuşatıp rahatlatmaktı. Ve planım işlemeye başlamıştı ve her şey yolunda gidiyordu. Zevk ile direksiyonu tutarken bende bazen direksiyonu düzeltiyormuş gibi yapıp ara sıra ellerine eliyordum. Araba otomatik vites olduğu için normal şoför ilk bindiğinde hep ayakları karıştırıyordu. Bende ona
– “Bak bu otomatik bunda sol ayağını hiç kullanmayacaksın” diyordum oda heyecanla hep sol ayağıyla müdahale ediyordu. En sonunda bende ona bir daha sol ayağını kullanırsa ona ceza vereceğimi söyledim o da tamam dedi. Ve beklenen hatayı yine yapmıştı
– “Bak dedim cezan bir oldu her hatanda beni 1 kere öpeceksin” dedim ve Güldü ve bana gülerek
– “Tamam” dedi. Ve bu 2 kere daha yapınca
-“Veresiyen bak kabarıyor.” dedim ve gülüştük sonra ileride arabayı durdurmasını söyledim. Durdurup
– “Ne oldu?” dedi.
– “Şu borçlarını ver bakalım ödemelerine ne kadar sadıksın görelim” dedim oda
-“Tamam, ben borçlu kalmayı sevmem söz verdiysem yaparım.” diyerek arabayı durdurup yanağımdan beni öptü
– “Aa bu ceza çok hafifmiş” dedim Yengem bana
– “Ne yapalım sen koydun cezayı başka bir şey isteseydin sende” deyip gülümsedi. Bu arada telefonu çaldı arayan Amcam idi Ona
– “Yolda olduğunu Benim kendisine araba kullanmayı öğrettiğimi” söyledi. Amcam dikkatli olmamızı tekrar tekrar tembihledikten sonra telefonu kapattı. Yeniden Hareket ettik.
– “Deminki ceza çok hafifti sende hiçbir caydırıcılığı olmadı bu yüzden cezayı değiştiriyorum” dedim. Aslı Yengem
– “Hımmm neymiş bakalım yeni ceza” dedi gülerek
– “Sürpriz cezayı sonra açıklayacağım ama cezana katlanacağına dair söz vermelisin” dedim. Yengem
– “Bir daha aynı hatayı yapmayacağım için sorun değil” deyip arabayı sürmeye devam etti. Gerçekten de bu kez daha dikkatliydi bir yandan gidiyor bir yandan da sohbet ediyorduk. Bana neler yaptığımı buraları nereden öğrendiğimi soruyordu bende devamlı böyle gezdiğimi ancak yalnız buraların çekilmediğini söylüyordum oda bana hiç gezmediğinden yakınıyordu. O arada önümüze çıkan bir iki çukurda yengen telaşa kapılarak yine sol ayağını kullandı. Bundan sonrası için yol bayağı bozulmuştu. O yüzden yengem arabayı sağda durdurarak direksiyonu bana verdi.
Ana yoldan sapıp ara yollara girip, tepelere doğru tırmandık. Araç jeep olduğu için normal arabaların asla geçemeyeceği kadar kötü yolardan, patikalardan yukarılara doru çıktık. Öyle bir tepenin üzerine geldik ki, bulunduğumuz yer bütün bölgeyi kuşbakışı görüyordu. Yani biri bize doğru yaklaşsa hemen görürdük. Ama bizi hiç kimse göremezdi. Zaten birinin jeep haricinde arabayla yaklaşması imkânsızdı. Yürüyerek yaklaşması ise saatler alırdı. Burada bizi kimse rahatsız edemezdi. Okyanustaki bir adada mahsur kalmış kadar baş başaydık.
Arabayı bir ağacın altına çekip tepeden Karadeniz’in hırçın dalgalarını seyretmeye başladık. Birerde sigara yakmıştık. Sonra bir ara birbirimiz gözünün içine bakakaldık ve bana
– “Neden öyle bakıyorsun” dedi
– “Nasıl” diye sordum
– “Sanki tuhaf bakıyorsun bir şey söyleyecekmişsin”
– “Sana ne ceza vereceğimi düşünüyordum” dedim.
– “Hımmm bu kadar çok düşündüğüne göre zor bir caza olmalı buldun mu bari?” deyince
– “Evet” dedim.
– “Söyle bakalım ne ceza vereceksin bana ?” dedi biraz durdum gözlerinin içine baktım ve birden
– “göğüslerini görmek, onları bir kerecik öpmek istiyorum” Yengem şaşırdı sanrım böyle bir şey beklemiyordu.
– “Saçmalama” dedi.
– “Ama söz vermiştin ne ceza olursa olsun yerine getireceğine söz vermiştin” deyince sağa sola baktı. Etrafta kimsecikler yoktu.
-“Peki” diyerek memesini biraz açtı. Aman allahım, ne kadar güzel göğüslerdi. Ucu Beyaz ve küçücüktü. Bu kadar dolgun ve yuvarlak, güzel göğüsleri ne dergilerde ne de erotik filmlerde görmemiştim. Elim titreyerek onu avucuma aldım. Ucunu dilimle yaladım. Bir kez daha yaladım. Sonra hepsini ağzıma almak istermiş gibi emmeye başladım. Birden
– “Ağğ” diye inlediğini duydum. Bir an irkildiğini ve gözlerini hafifçe kısmaya başladığını fark ettim ve bundan istifade edip elimle boynunu okşamaya başladım oda sanki karşılık verirmiş gibi boynunu sağa sola hafifçe çevirip
-“Aayy yapma içim tuhaf oldu.” Dedi. Sonra hemen toparlandı. Daha fazla ileri gitmek istemediğini söyleyerek bikinisini düzeltti. Sonrada yanımdan hızla kalkıp Jeepin içine giderek bir müzik açtı. Koltuğa oturup birde sigara yaktı.
Anlaşılan oda heyecanlanmıştı ben bunu fırsat bilip hemen pişinden giderek elimi omzuna atıp yine boynunu okşamaya başlamıştım. Yengem ise hiç tepki vermemişti bu kez hatta
– “Yapma lütfen” derken biraz daha benim koltuğa doğru yanaşmıştı ve ben artık iyice emindim bu iş olacaktı. Daha sonra yavaşça omzunun üstünde ki elimi göğüslerine doğru kaydırmaya başladım. Şaşırmış ama ses çıkartmıyor ve hala yüzüme bakmıyordu. Göğüslerini ellediğimde uçlarının sipsivri olduğunu hissettim. Başını tutup kendime doğru çevirip dudaklarına yapıştım hiçbir şey konuşmuyorduk, öpüşmeye başlamıştık etrafta kimsecikler yoktu ve bu beni daha da heyecanlandırıyordu. Daha sonra tişörtünü yukarı doğru sıyırıp bir hamlede sutyenini açtım birden gözlerim kamaştı. İnanamıyordum göğüs uçları daha pespembeydi ve belli ki fazla ellenmemişti. Şaşırmıştım. Onları birden dilimle yalamaya başladım ara sıra küçük küçük ısırıp çıldırtıyordum ve yengem yavaş yavaş inliyordu
– “Ohh ohh” diye arabanın koltuğunu biraz daha yatırıp Yengemi sırt üstü koltuğa uzattıktan sonra göğüslerinin iyice kızardığını ve Yengemin inlemelerinin arttığını hissettim ve yavaşça tek elimle de taytını çıkarttım. Taytını çıkardıktan sonra içindeki giymiş olduğu simsiyah külotunun altındaki o madeni görünce dilimi yutacaktım tertemiz pas parlak bir am duruyordu karşımda ve ıslanmıştı oda bunun vermiş olduğu utangaçlıkla bunu gizlemek istermiş gibi bacaklarını kapatıyordu. Üzerinde elimi gezdirmeye ve okşamaya başlamıştım. Artık o kapanan bacaklar açılmaya başlamış bende yavaşça dilimle o güzelim amını yalamaya başlamıştım artık. Yengemin inlemeleri yakarışa dönmeye başlamıştı
– “Yeter lütfen kendimi iyi hissetmiyorum bitirdin beni” dedi. Dilim ile yarığı iyice ayırıp amının içindeki dudakları yalayıp küçük küçük ısırdım. Birden yattığı yerden fırlayıp
– “Hayır, yapmamalıyız bunu” diyerek aşağı indi
Sonra arabadan bir sigara yakıp içmeye başladı Yengemin sigara içmesi bile beni heyecanlandırıyordu. O sigara içerken ben onun yeniden göğüslerini, kalçalarını sıkıyordum.
-“Acıyor yapma.” dedikçe daha çok sıkıyordum bu yuvarlak şeyleri. Piknik sepetimden bir tane kilim çıkardık. Yere serdik. Hava çok sıcaktı. Ilık bir meltem esintisi vardı. Ben sepetteki kolaları çıkartıp kadehlere doldurdum bir parçada çikolata aldım. Örtünün üzerine uzandık. Artık o da delicesine benimle öpüşüyor, okşamalarıma itiraz etmiyor, hatta ellerimi, okşanmak istediği yerlere kendisi götürüyordu.
Çikolatadan bir parça koparıp kola dolu bardağa sokup çıkardım. Biraz yumuşamış olan çikolatayı Yengemin memelerinin uçlarına sürüyor, sonra onları yalıyordum. Sonra aynı şeyi tekrarlıyor, çikolatayı, Yengemin vücudunun üzerinde gezdirip, sürdüğüm yerleri arkasından yalıyordum. Eminim Yengem de benim gibi şehvetin doruklarına doğru yükseliyordu. Dizlerimizin üzerinde ayağa kalktık. Birbirimize dolanmış öpüşüyorduk. Ben Yengemin iki kolunu arkasına kıvırıp iki elini sırtının arkasında birleştirdim ve ikisini birden sol elimle sıkıca yakalamıştım. Şerçte sağ elimle de saçlarını arkadan çekip kafasını geriye doğru eğdim. Böylece yuvarlak göğüsleri daha da ileriye doğru fırladılar. Sırayla bir sağdakini bir soldakini emiyordum. Hatta yavaşça uçlarını ısırmaya başlamıştım. Yengem zevkten çıldırıyor gibi sesler çıkarıyordu. Saçlarını bırakarak omuzlarını öpmeye başladığım sırada yavaşça elimle kalçalarını okşamaya ve elimle yavaşça bikinisinin neredeyse tanga şeklinde olan altını çıkarmaya başladım. Ama bu sırada Yengem beni eliyle hızla iterek yapmamamı söyledi. Bu naz artık beni çok tahrik etmeye başlamıştı. Giderek neşeli halim azgın bir kurda benzemeye başlamıştı. Şimdi ayağa kalkmıştık. Aynı deminki gibi kollarını arkadan sıkıca yakaladım. Tekrar saçlarını arkaya doğru sertçe çekip, delice öpmeye, memelerini emmeye başladım. Şimdi deminki gibi buna izin vermemeye, elimden kurtulmaya çalışıyordu. Bir taraftan da
-“Yapma, ne olursun yapma.” diye inliyordu. Ellerini sıkıca tutuyordum. Ama sanki bütün gücüyle elimden kurtulmak istese, bunu başarabilecekmiş te bunu yapmak istemiyormuş gibi bir tavırla elimden kaçmaya çalışıyordu. Sanki sevişmeye karşı çok istekli değilmiş te, zor karşısında bunu yapmaya boyun eğecekmiş gibi bir oyun içindeydi. Sesinden ne istediği belli olmuyordu. Giderek ben daha çok sertleşiyor, o da daha çok kurtulmaya çalışıyordu. Derken sertçe bikinisinin altını çıkarıp bir kenara fırlattım. Şimdi kalçaları tamamen çıplak olarak avuçlarımın içindeydi. Yusyuvarlak ve taş gibiydiler. Teni tamamen pürüzsüzdü. Henüz kukusunu tam olarak görememiştim ama elimle hafifçe okşuyordum. Hiç kıl yoktu. Belli ki yeni tıraş etmişti. Bir ara elimden kurtulmayı başardı. Hızla üzerine atlayıp onu yere yıkıp üzerine çıktım. O yapmamamı söylerken ben onun memelerini, göbeğini öpüyor, ellerimle de ellerini sıkıca tutup yere bastırıyordum. Sonra yavaşça aşağılara doğru kayarak amının üzerini öpmeye başladım. O yapma dedikçe ben sesimi daha da sertleştirerek susmasını, bacaklarını aralamasını emrediyordum. O da sanki buna mecburmuş gibi beni dinliyor, dediğimi yapıyordu. Yavaşça bacaklarını biraz araladı. Amcığı daha belirgin bir şekilde ortaya çıkmıştı. Amcığının dudakları çok dolgun görünüyordu. Yavaşça ellerini serbest bırakıp aşağıya doğru kaydım. O da saçlarımı okşamaya başlamıştı. Ben de yavaşça amının dudaklarını yavaşça yalamaya başladım. Önce biraz kenarlarını yalıyor, sonra biraz ortasını yalıyordum. Kadınların cinsel organlarının anatomilerini tam olarak bildiğimi, öğrendiğimi söyleyemem. Ama amcığın dudaklarından çok, zevk aldıkları ve klitoris denen bir noktalarının olduğunu biliyordum. Hiç gündüz sevişmemiştim. Hiç gün ışığında, açık havada da sevişmemiştim. Şimdi ise ılık ilkbahar güneşi tam tepemizdeydi ve Yengemin tüm bedeni bütün ayrıntılarıyla çırılçıplak karşımdaydı. Çok az erkeğin bu kadar müthiş bir güzelliğe bu kadar bol ışık altında bu kadar yakından bakabildiğini düşünüyordum. Amının dudaklarının ortasında, arada, biraz üstte pembemsi ve parlak bir çıkıntı fark ettim. Dilimle burayı biraz yalayınca Yengem
-“Iığğğ” şeklinde çok seksi bir inleme sesi çıkardı. Galiba kadınların zevk noktasını bulmuştum. Yavaşça burayı yalamaya devam ettim. O da bu sırada ara sıra inleme sesleri çıkarıyor ve sertçe saçlarımı okşuyordu. Amı mis gibi kokuyordu. Ben delicesine Yengemin amını yalamaya devam ediyordum. Sonra amını dudaklarımın arasına doldurup, yalamayı bırakıp yavaşça emmeye başladım. Yengemin inlemeleri giderek hızlanıyordu. Bundan çok keyif almaya başlamıştım. Acaba Yengem amcamla da böyle zevk alıyor muydu? Sonra Yengem orgazm olur da ateşi biter diye korkup onu emmeyi bıraktım. Benim üzerimde bir şey yoktu. Sertçe Yengeme beni soymasını emrettim. O da korkmuş gibi bakan gözlerle şortumu yavaşça çıkarmaya çalıştı. Penisim o kadar sertleşmiş ve büyümüştü ki şortum yarağımın kafasına takılarak çıktı. Şimdi penisim dimdik Yengemin karşısında, vücutlarımız çırılçıplaktı. Ona penisimi ağzına almasını emrettim. Yavaşça emekleyerek yaklaşıp, testislerimi alttan kavradı, yarağımın kafasını ağzına altı. Sıcacık bir ıslaklık hissettim yarağımın kafasında. Daha önce hiç böyle şeyler yaşamamıştım. Böyle şeyleri porno filmlerde bir kaç kez seyretmiş, seyrederken bile deliye dönmüştüm. İşte şimdi ben aynı şeyi yaşıyordum. Hem de bana sex kölemmiş gibi davranan dünyanın en güzel kadınıyla. Şimdi ben onun saçlarını sertçe okşuyor, o ise penisimi ağzının içine sokup çıkarıyordu. Bir eliyle testislerimi okşarken diğer eliyle belimin arkasından sarılıp kalçalarımın üzerinde elini gezdiriyordu. Ben de boşalmaktan ve içimdeki yangının hemen sönmesinden korkuyordum. Bu yangının beni yakıncaya kadar şiddetlenmesine izin vermeye çalışıyordum. Oysa aylardır hiç boşalmamıştım. Kasıklarım artık ağrıdan yanıyorlardı. Ona
– “Hadi 69 yapalım” dedim.
-“O ne demek? Diye sordu.
– “İkimizin aynı anda birbirimize oral sex yapabileceğimiz bir pozisyon” dedim. Şaşkın şaşkın yüzüme bakmaya başladı. Ben de sertçe ve birden onu tutarak ters çevirdim. Bir hamlede altına yatıp, onu üzerime ters bir şekilde çıkardım. Şimdi ben sırt üstü yatarken o üzerimde bank pozisyonu şeklinde ama ters olarak duruyordu. Onun amı benim ağzıma, benim penisim onun ağzına yakın bir pozisyona gelivermiştik. Bu açıdan amı ve götü mükemmel görünüyordu. Bol ışığın altında, alev alev yanan amı şimdi dudaklarımın arasındaydı. Ben bu şekilde Yengemin amını emerken o da penisimi yalamaya, emmeye başladı. Bir eliyle penisimi sıvazlarken diğer eliyle de göbeğimin altını okşuyordu. Bu şekilde, böyle müthiş bir manzara altında dakikalarca birbirimizi emmeye devam ettik. Artık benim penisim taş gibi olmuştu. Yengemin amı da şeftali gibi sulanmaya başlamıştı. Demek ki o da bu işten büyük keyif alıyordu. Sert olmamı, ona emir vermemi bir oyun gibi görüyordu.
Artık dayanamayacak noktaya geldim. Altından bir hamlede çıkıp arkasından ona dolandım. O yine bank pozisyonunda olacak şekilde öne doğru eğildi. Penisim amının dudaklarına sürtünüyordu. Amı sırılsıklam ıslanmıştı. Bu şekilde penisim iyice kayganlaşıyordu. Penisim vajinasına girmek için sabırsızlanıyordu. Yengem kafasını çevirip sırtının üzerinden bana baktı. Şimdi bakışları değişmişti.
– “Hayır, yapamayız” diyordu. Ben yine benimle oynadığı serttik oyununa devam ediyor diye düşünüyordum ama o şimdi sanki ciddiydi. Oysa bu dakikadan onu bırakmam imkânsızdı. Arkadan yarağımı amına hizaladım ve belinden kavrayarak bir anda içine soktum. O ıslaklığın içerisinde yarağım yağ gibi kaymış taşaklarıma kadar girmişti. Şimdi zevkle önümdeki yengemin harika amını sikiyordum. Ben hızla Yengemin amının içinde gidip geldikçe biraz önce yapmamalıyız diyen Yengem sesli bir şekilde inliyor ve
– “Ay ay, hadi kocacığım patlat amımı, patlat!” diyordu. Bunun üzerine ben iyice hızlandım, şap şap sesler çıkıyordu artık. Yengem le birlikte ben de iyice azmıştım, amından yarağımı çıkardım, Yengemi sırtüstü yatırıp öpüşmeye başladık. Yengemin boynunu göğüslerini yalıyordum. Yengem se,
-“Gir içime canım, hadi!” diyordu. Yengemin amına tekrar girdim, patır patır sikiyordum. Yengem boşalmaktan amı sırılsıklam oldu. Artık, durmadan pozisyon değiştirerek ve kendimizi frenlemeden sikişiyorduk. Sonra kucağıma aldım havaya zıplatmaya başladım, Yengem sesli bir şekilde inlerken ben de artık patlamak üzereydim. Kucağımdan indirdim ve yarağımı ağzına verdim. Yarağımı yengemin ağzına soktukça
-“Bluk, bluk”diye sesler çıkıyordu…
Yarağım Yengemin gırtlağına kadar girip çıkıyordu. Sonra yarağımı yalamayı bıraktı ve
– “Hadi aşkım gir artık içime!” deyip yarağımın üstüne oturdu ve zıplamaya başladı.
– “Süpersin kocacığım!” diyerek hızlı hızlı zıplayan Yengemin göğüsleri de futbol topu gibi zıp zıp zıplıyordu. Yengem artık iyice zevke gelmişti,. Pozisyon değiştirip, Yengemi bu sefer altıma aldım, yarağımı amına piston gibi sokup çıkartıyordum. Yengem arada bir kendini kaybedip sesli bağırıyor, sonra farkına varıp sesini kısıyordu. Yengem iyice azmış ve amı iyice ıslanmıştı.
– “Ohh ohh, hızlı yap hayatım, boşalıyorum ben, hadi hızlı!” diyordu. Daha da hızlandım ve Yengem boşalırken ben hala amına girip çıkıyordum. Ben de boşalacaktım, ama amından çıkamadan Yengemin içine boşaldım. İçine boşaldım diye kızmasını beklerken, Yengem kendinden geçmişti, o anda artık umurunda değildi. Yengemin üzerinden kalkıp yanına uzanınca, Yengem sönen yarağımı ağzına aldı yalamaya başladı. Yengem yarağımı yalarken bugünkü yaşadıklarımı Yarağımın yeniden kalktığını gören Yengemin gözleri parlamıştı,
Gözlerimin içine bakarak
– “Sana bugün çok farklı bir zevk yaşatmamı ister misin” dedi. Ben şaşkınca bakarken
– “Beni arkadan yapmanı istiyorum” dedi. Birden çok şaşırdım. Birden müthiş heyecanlandım. İçimdeki yangın dalga dalga arttı.
– “Ciddi misin” dedim. Bu kez Yengem emir veren bir ses tonuyla
– “Evet. Hadi. Becer beni” diye inlemeye başladı. Birden bank pozisyonunda bekleyen Yengemin yusyuvarlak haliyle yukarı doğru kalkmış götünün ortasında, istekle küçük kıpırtılar gösteren, pembemsi deliğine baktım. Çok tatlı görünüyordu. Yuvarlak kalçalarını avuçlayıp eğilerek küçücük bu deliği dilimle yalamaya başladım. Yarağım artık demir gibi olmuştu. Ucundan çok az miktarda, çok saydam ve kaygan bir sıvı gelmişti. Bir elimle yarağımı sıvazlarken Yengemin göt deliğini yavaşça okşamaya başladım. Sonra eğilip tekrar yaladım. Sonra tekrar okşadım. Oldukça sıkı görünüyordu. Acaba içeriye kolayca girebilecek miyim diye düşündüm. Birazdan yapacaklarımı düşündükçe deliye dönüyordum. Yarağımın ucundan sızan kaygan sıvıyı kafasına doğru yayıp her yerine yaydım. Sonra yavaşça yarağımın kafasını bu tatlı götün deliğine değdirdim. Yengem gerişi kolaylaştırmak için iyice götünü havaya doğru kaldırdı. Bütün güzelliğiyle amı ve götü kabak gibi meydandaydı ve ben birazdan bu götü doyasıya sikecektim. Deliğe değdirdiğim yarağımın kafasını yavaşça içeriye bastırdım. Çok daracık olduğu için kafası bile içeriye giremedi. Yengem da
-“Aahh” diye bir ses çıkardı. Sonrada
– “Bu böyle olmayacak en iyisi biraz yağ sürelim” dedi. Ben nereden şimdi yağ bulacağız diye düşünürken, o eğilip çantasından güneş yağını çıkarıp bana uzattı.
-“Güneşleniriz belki diyerek yanımda getirmiştim. Bak şimdi başka işe yarayacak” diyerek şehvetle gülümsedi. Sanki bunu daha önceden planlamış gibime geldi.

Yine aynı pozisyonunu aldı.. Ben de yine o muhteşem manzaranın karşısında dizlerimin üzerinde duruyordum.
– “Bolca sür” diye yalvarıyordu. Kapağını açarak avucuma biraz yağ döktüm. Yavaşça elimdeki yağı göt deliğine ve etrafına sürmeye başladım. Bu işin ne kadar zevkli bir iş olduğunu anlatamam. Sonra biraz daha yağı elime döküp sürmeye devam ettim. Parmağımı yavaşça göt deliğinin içine sokarak deliğin içlerini de yağlamak istiyordum. Yavaşça yağlı işaret parmağımı içeriye ittirdim. Parmağım birinci boğumuna kadar rahatça girdi. Ama sonra halka şeklinde hafif bir sıkılıkla karşılaştı. İçerisi sıcacıktı. Yavaşça ittirmeye deva ederek bu tatlı engeli aştım. Parmağımın yarısı içeriye girince yine bir sıkı bölgeyle karşılaştım. İçerisi tatlı bir sıkılıktaydı. Kim bilir sikerken ne kadar zevk alacağım diye düşünerek içerisini yağlamaya ve alıştırmaya devam ettim. Parmağı bir kaç kez tamamen çıkarıp tekrar dibine kadar sokmuştum. Son kez sol elime çok daha fazla yağ döküp hepsini Yengemin yuvarlak kalçalarının her yerine sıvazlayarak yaymaya başladım. Bu işlemi tek elimle sürdürmeye devam ederken diğer elimle de yarağımı yağlamaya başladım. Sonra şişeyi doğruca yarağıma yönlendirip bolca üzerine döktüm. Damlayanları güzelce yarağıma yaydım. Şimdi Yengemin göt deliği ve benim yarağım şakır şakır yağlanmıştı. Şişeyi yere bırakıp yarağımın kafasını göt deliğine dayadım. Yavaşça içeriye doğru eğildim. Yarağımın kafası delikten içeriye doğru süzüldü. Şimdilik sadece kafası girmişti. Burada biraz bekledim. Sonra yine yavaşça delikten içeri girmeye devam ettim. Bu sırada eğilip Yengemin sırtını öpüyor, memelerini avuçlayıp, uçlarını okşuyordum. Deliğin içindeki parmağımın da hissettiği halkasal kasları, penisim de hissediyordu. Yarağımın üçte ikisi girmişti. Sonra aynı yavaşlık ve sabırla geriye çıkmaya başladım. İlk geriş-çıkışım neredeyse iki dakika sürmüştü. Ama kafasını tamamen dışarı çıkarmadım. Biraz bekleyip yine aynı sabırla içeriye girmeye başladım. İçeri girerken Yengem tatlı tatlı inliyordu. Göt deliğinin içi adeta yanıyordu. İçerdeki bu halkasal kaslar penisime bayram ettiriyor, her geriş çıkış bir bayrama dönüşüyordu. Böyle 8,9 kere girip çıktıktan sonra yavaşça yarağımı tamamen dışarı çıkarıp tekrar sokmaya karar verdim. Yarağımı yavaşça geri çıkarmaya başladım. Sadece kafası içerde kalmıştı. Yavaşça tamamını dışarı çektim. Yarağım delikten tam çıkarken, hani bir yağ dolu şişenin ucunda sıkıca takılı olan mantarı çekip çıkarırken
– “Lüp” diye bir ses çıkar ya, aynen öyle bir ses geldi. Bu ses çok hoşuma gitmişti. Yarağımın üzerine biraz daha yağ döküp tekrar götten içeri sokmaya başladım. Bu muhteşem bir sikiş oluyordu. Yengem zevkten inliyor, ben çıldırıyordum. Şimdi bu lüp sesini tekrar duymak için yarağımı içeri sokuyor, sonra tekrar yavaşça tamamen dışarı çıkarıyordum. Her defasında da aynı lüp sesi beni deli ediyordu. Bunun Yengemin canını yakıyor olabileceğini düşünerek Yengeme
– “Canım yanıyor mu?” diye sordum. İnleyerek hayır anlamında kafasını iki yana salladı.
-“Hoşuna mı gidiyor?” dediğimde yine inleyerek
-“Evet, evet” dedi. Ben şimdi çok güzel bir oyuncak bulmuş bir çocuğun merakla ve sevinçle bu oyuncakla oynaması gibi Yengemle oynuyordum. Artık yarağımın tamamını dibine kadar sokuyor, yarağımın kafasından köküne kadar her milimetrekaresine büyük zevkler yaşatıyordum. Aylardır hayalini kurduğum yengemi şimdi götten beceriyordum. Yengeme şimdi benim duracağımı, kendisinin gidip gelmesini istedim. Şimdi ben sabit duruyor, Yengem ileri geri gidiyordu. Yani sanki ben hiç bir şey yapmıyor, ne istiyorsa o kendisi bunu yapıyordu. Bir ileri doğru eğiliyor, bir geri yaslanıyordu. Bu sırada göt deliği bir yarağımı içine alıyor. Bir dışarı çıkarıyordu. Sanki ben Yengemi sikmiyor, o kendisini bana siktiriyordu. Bir ara Yengem önünde içi havlu dolu olan çantayı alıp başının altına getirdi ve başıyla sağ omzunu bu çantaya yaslayarak götünü daha da havaya kaldırdı. Sağ elini amcığına götürdü. Sanırım kendini okşuyordu. Mastürbasyon yapan bir kıza, daha büyük zevk alabilmesi için yardım eden bir erkeğim aslında diye düşündüm. Bu düşünce beni daha da heyecanlandırmıştı. Yarağımı göt deliğinden içeri sokup çıkarmaya devam ederken Yengem da amını okşuyordu. Bir taraftan da zevk çığlıkları atıyordu. Sevişmeye başlayalı 2, götten sikmeye başlayalı yarım saat olmuştu. Birden bire Yengem müthiş bir şekilde titremeye ve kasları kasılmaya başladı. Galiba Yengem orğazm oluyordu. Benim de artık kendimi tutmam imkansızdı. Yarağımın içinde olduğu göt, titredikçe ben sikişimi hızlandırdım. Ve bende patlamıştım. Birden gözüm karardı. Sonra adeta bir çağlayan gibi Yengemin tatlı götünün içine akmaya başladım. O titriyor ve zevk çığlıkları atarken ben de bağırmaya başlamıştım. Saniyeler ilerliyor ama yarağımın içinden akan meni kesilmiyor, kasılmalarım devam ediyordu. İkimiz de hayvanlar gibi bağırıyorduk. Hayatımda yaşadığım en güzel boşalmadan belki elli kat daha büyük bir orgazmla boşalıyordum. Sanki boşalmam hiç bitmeyecek gibiydi. Aylardır kendimi tutmamın, sevişirken de aceleci olmadan sabırla sikişmenin şimdi mükafatını alıyordum. Belki bir dakika böyle boşalmamız sürdü. Sonra Yengem yavaşça ileri doğru uzanarak yüzü koyun yattı. Ben de üzerine yıkıldım. Onun boynun öpüyordum. Nefes nefeseydik. Bir süre sonra yarağım göt deliğinden yavaşça kayarak çıktı. Ben anal sexin bu kadar zevkli olduğunu bilmiyordum. Müthiş doyurucu bir sikiş yaşamıştım. Mutluluk dolu gözlerle birbirimize baktık.
Akşama kadar sahile inip yüzdük ve tekrar tekrar seviştik. Nihayet eve dönme vakti gelmişti. Yengem bana dönüp
– “Her şeyin harika olduğunu ama bunun aramızda kalmasını istediğini” söyledi bende bir şartla kabul ettim
– “Bundan sonra ne zaman istersek hiç çekinmeden birbirimizi arayıp sevişeceğimizin sözünü” istedim oda bana
– “Deli misin ya bir daha senin aramana veya ortam yaratmana gerek kalmayacak ben kendim ayarlayacağım” dedi ve gülüştük. Dönüşte arabayı kullanmak istediğini söyledi bende tamam dedim sonuçta Zevk dolu bir gün yaşatmıştı bana Şehrin gerişine kadar arabayı Yengem kullandı. Şehrin gerişinde tekrar ben alıp eve vardık.
Artık o günden sonra Yengemle fırsatını bulduğumuz her gün sevişmeye başladık. Açık söylemem gerekirse hala da sevişiyoruz.
Tamer’in anlatması bitince bu kez şişe Sinan’ın önünde durdu. Sinan hiç nazlanmadan hikayesini anlatmaya başladı.
-“Liseyi bitirip üniversiteyi kazanmıştım ama başvuru yapmama rağmen yurt çıkmamıştı. Bütçemize uygun evde bulamadığımız için kalacak yer sıkıntısı içindeydim. Akşam oturmuş yine tüm aile İstanbul da benim nasıl kalacağımı konuşuyorduk. Annem
– “Ya bizim Hasibe’yi arasam mı ki belki bir ev bulana kadar birkaç ay idare eder” deyince
– “Ya ne Hasibe’si ben ne kalacağım hiç tanımadığım elin kadınının yanında” diye tepki gösterdim.
– “Ne elin kadini oğlum Hasibe de senin teyzen sayılır sen onun elinde büyüdün” diye beni ikna etmeye çalışıyordu. Babam
– “Ya yıllardır arayıp sormuyoruz kadını kocasının cenazesine bile gidemedik şimdi işimiz düşünce aramak ayıp olmaz mı ?” dediyse de Annem
– “Başka çaremi var çocuk aralıkta mı kalsın?” deyip Hasibe Teyze’yi aradı. Biraz hal hatırdan sonra annem mevzuyu açtığında Hasibe Teyze
– “Aaaa aşk olsun kalır tabi Sinan benim de oğlum sayılır yurt çıkmadı diye aralıkta mı bırakacağız çocuğu sen hiç merak etme hem bana da yoldaş olur deyip” kalmamı kabul etti.
5-10 gün sonra okullar açıldığında Annemle gidip Hasibe Teyze’lerin evine yerleştim Hasibe Teyze evin bir odasını bana ayırmış elinden geldiği kadar beni rahatsız etmemeye çalışıyordu. Günler geçtikçe Hasibe Teyze’yi sevmeye başlamıştık. Bana karşı oldukça iyi davranıyor yemeğimi hazırlıyor çamaşırlarımı yıkıyor beni rahat ettirmek için elinden geleni ardına koymuyordu.
Yine bir gün temizlik yapıyor ve bir yandan okul nasıl gidiyor filan diye benimle laflıyordu. Bende divanda bir yandan TV seyrediyor bir yandan da ona laf yetiştiriyordum. Bir ara gözüm kalçalarına takıldı, salon kapısının eşiğini silerken iyice eğilmiş altındaki bikini tipi külotunun izleri ortaya çıkmıştı. Kalçası taytının altında hiç de fena durmuyordu.
-“ Kocası vefat edeli 3 yıl oluyor bu kadında yaraksızlıktan tavanda geziyordur.” diye kendi kendime Güldüm, sonra da
-“Ayıp ayıp kendinden utan 38 yaşındaki sana evini açan kadının hakkında ne düşünüyorsun?” dedim kendi düşüncelerimden utanmıştım. Ama yine de yeri silerken gözümün önünde sallanan kalçaları beni müthiş tahrik etmişti. Ne düşünürsem düşüneyim göz ucuyla Hasibe Teyze’nin kalçalarına bakmaktan kendimi alamıyordum.
-“Valla şuna bir geçirsem nasıl mutlu olur, ne kadar özlemiştir yarağı.” diye düşünürken müthiş tahrik oldum, eşofmanımın üstünden yarağımı sıvazlamaya başladım, birden iyice canım istemeye başladı, tüh hadi işin yoksa bir çözüm bul bakalım. Durmadan düşünüyor bulduğum yolların hiçbirini beğenmiyordum. Kadının kalbine bile inebilirdi. Hem hayal kuruyor, hem plan yapmaya çalışıyor hem arkası sıra dolanıp onu seyrediyordum, 167 cm boyunda 54 kilo düzgün bir vücudu vardı, hiç de fena sayılmazdı. Memeleri kalçası hala dimdikti
Temizlik işini bitirdikten sonra ter içinde banyoya girdi. Peşi sıra gidip delikten seyretmeye çalıştım, bende şans olsa zaten. El alem delikten baktı mı dünyayı görür ben ancak sağ omzunu ve sırtının birazını görebiliyordum. Yine de biraz biraz bakınıp hayal kurarak kendimi okşamaya devam ettim. Biraz cesaretim olsa içeri girer sırtını keselemek bahanesiyle onu seyrederdim ama nerdee…
Fazla bir şey göremeyeceğimi anlayınca odama gidip otuz bir çekmeye başladım, ama aklım banyoda olduğundan bir türlü rahatlayamıyordum. O sırada banyo kapısının sesi duyulunca oda kapısından baktım, Hasibe Teyze büyük bir havluya sarınmış odasına gidiyordu. Birden acele mutfağa gidiyormuş gibi yanından geçerken tökezledim ve düşerken havluyu çekip aldım. Neye uğradığını şaşırıp dondu kaldı ve hemen elleriyle amını ve memelerini kapatmaya çalıştı. 40 tane özür dileyerek havluyu verdim ve dönüp gittim.
Koşarak odasına gitti, Ben de odama gittim. Odasından çıktığını görünce
-“Hasibe Teyze olanlar için çok özür dilerim” dedim.
-“Neyse canım olan oldu bir kere bir kazaydı işte ne yapalım üzülme.” Mutfağa doğru yöneldi. Bende daha fazla üstelemedim ama gördüklerim gözümün önünde gitmez hata bir an olsun aklımdan çıkmaz olmuştu. Akşam yemekten sonra
– “Hasibe Teyze ben çıkıyorum akşam arkadaşlarla takılacağım beni bekleme belki de bu gece gelmem.” Dedim. Sokak kapısını açıp hızla kapattım ve doğru odama gidip saklandım. Yatağıma uzanıp evin seslerini dinlemeye başladım. Uyuya kalmışım. Uyandığımda saat 11’i geçiyordu. Ses çıkartmadan kalktım ve kapıya dayanıp dışarıyı dinledim. TV sesi gelmiyordu demek ki yatmış. Usulca kapıyı açıp dışarı çıktım, salona gidip baktım, orada mı uyuyor diye, yoktu. Odasına gidip kapıyı çok yavaş açtım ve içeri girdim.
Kar başlığı takıp…Gece lambasının ışığında yatağına yaklaşıp onu seyrettim. Pike üzerinden kaymış, bacakları dizlerine kadar ortaya çıkmıştı. Hıh şimdi bir film olsaydı üstü beline kadar açık olurdu. Geriye odama gidip üstüme siyah bir kazak giydim ve başıma kar başlığı takıp Hasibe Teyze’nin odasına geri döndüm. Yatağa yanaştım ve pikeyi ucundan tutup yukarı doğru sıyırdım. Yan yatmış kalçası yan duruyor, geceliği külotuna kadar sıyrılmış, oh be nihayet benimde şansım Güldü, bir müddet kalçalarını ve bacaklarını seyrettim, sanrım hiç denize filan gitmiyordu bacakları süt gibi idi.
Biraz yaklaşıp bacaklarını, kalçalarını kokladım, mis gibi sabun kokuyorlardı. Artık ok yaydan çıkmıştı, ama zarla, ama güzellikle bu akşam onu sikecektim. Kaloriferin ısısını biraz yükseltip üzerindeki pikeyi tamamen aldım. Geceliğinin üst kısmını aralayarak göğüslerine baktım. Onlarda bembeyazdılar, uçları kahverengi bir halkanın ortasında iri birer nohut tanesi gibi duruyordu. Tahrik olup sertleşince ne kadar harika olurlar kim bilir diye düşündüm.
Fazla büyük olmadıklarından hiç sarkmamışlar hala taş gibi duruyorlardı. O sırada uykusunda sırt üstü döndü, epey bir ellemedim ki uykusu derinleşsin. Eğilip külotunun üzerinden amcığını kokladım, am kokusu başımı döndürdü birden. Derin derin nefes alarak sıcak nefesimi gönderdim uykusunda iç geçirip yüzükoyun döndü artık yeter deyip kalçalarının üstüne oturdum ve başını yastığa bastırdım.
Debelenmeye başladı. Komedinin üstüne koyduğum bıçağı gözlerinin önünden geçirip gırtlağına dayadım ve uzatıp külotunu yırtmaya başladım. Ağırlığımın altında çırpınmaya, debelenmeye başladı, Bıçağı biraz bastırınca korkudan durdu. O zaman geceliğini de yırttım şimdi altımda çırılçıplak yatıyordu. Yanına uzanıp vücudunu seyretmeye başladım, yaprak gibi titriyordu. Uzanıp ensesinden öpmeye başladım, ilk defa sevgilisiyle yatan, ne yapacağını bilmeyen, heyecanlanan, korkan bir çıtır gibi tir tir titriyordu. O titredikçe ben azdım, yalayarak tüm sırtını dolaştım ve kalçalarına indim.
Boynuna dayalı bıçağı sırtına yatırıp bıraktım kıpırdanınca tekrar alıp sivri ucunu beline dayayınca anladı ve kıpırdamadan durmaya başladı. Tekrar kalçalarına eğildim ve iki kalçasını hamur gibi yoğurup yana doğru açtım ve göt deliğini yalamaya başladım. İnanıyorum ki bu yaşına kadar o deliğe kendisinden başka kimse dokunmamıştır. Neye uğradığını şaşırdı, ne yapacağını, nasıl davranacağını bilemedi. Beklide kocası götüne hiç dokunmamıştı. Dilimle etrafında daireler çizdirip içine sokup çıkartmaya başladım.
Dizimi bastırıp bacaklarını araladım ve iki bacağının arasına girdim. Elimi uzatıp amcığına dokundum, birden kendini kasıp bacaklarını kapatmaya çalışınca tekrar bıçağı boğazına dayadım. Elim dudaklarına değince sıcaklığını hissettim. Hafif hafif okşamaya başladım, bir parmağımı iki dudağının arasından kaydırarak ıslaklığını hissetmeye çalıştım, kuruydu, korkudan titrerken ıslanmasını beklemek hayal olurdu. Parmağımı bastırıp içine soktum, ıhhhhhhh diye bir ses çıkarttı, çok uzun zamandır kullanılmadığından bayağı daralmış amcığın derinliklerine kadar sokup çıkartmaya başladım parmağımı.
Elimi kalçalarının altına… Her geriş çıkıştan sonra parmağım daha ıslak olarak oynuyordu, daha çok ve daha hızlı sokup çıkartmaya başladım. Ne kadar korkarsa korksun, zevklenmeye, istemeye başlamıştı. Eşofmanımı dizlerime kadar indirip, yataktan inmeden yanından uzaklaşmadan bacaklarımı sallayıp soyundum ve tekrar kalçalarının üzerine oturduğumda, kazık gibi olmuş yarağım kalçalarına dayandı. Tekrar korkudan titremeye ve altımda kıpırdanmaya başladı bende bacaklarının arasına gidip elimi kalçalarının altına soktum ve kalçalarını biraz kaldırdım. Sanki oda bana yardım ediyormuş gibi geldi, yarağımı kavrayıp dudaklarının arasına yerleştirdim ve aşağı yukarı sıvazlamaya başladım. Ben bastırdıkça o farkında veya değil kalçalarını biraz daha yukarı kaldırınca birden köküne kadar bastırdım ve yarağı Hasibe Teyze’ye geçirdim.
Bir süre hiç kıpırdamadan içinde durdum, sonra pompalamaya başladım, ben vurdukça o sulanıyor, o sulandıkça ben daha sert sokuyordum. Şimdi tam dört ayak vaziyetinde duruyordu, bende eğilip omuzlarını öpmeye ve memelerini sıkıştırmaya başladım. Birden içinden çıkartınca
-“Sokkkkkkkkkkkkk” diye inledi, sırt üstü çevirip bacaklarını omuzlarıma alıp tekrar kökledim, Her kökleyişimde gözlerinin içindeki zevk dalgalarını seyretmek beni temelli azdırdı ve bir yanardağ gibi içine fışkırmaya başladım. Sona doğru çıkartıp bir kısmını da göbeğinin üstüne boşalttım ve eşofmanımı giyip odadan çıktım, sokak kapısını çarpıp evden uzaklaştım. Sabah geri geldiğimde kapıyı anahtarımla açarken ne olduğunu, neler bulacağımı düşünmekten ölüyordum.
Evin kapısını açarken ayaklarım titriyor ne yapacağımı bilemiyordum. Anahtarımı deliğe sokup kapıyı açtım ve içeri girdim.
-“Ben geldimmmmmm.”diye seslendim, her zaman böyle yaparım, Hasibe Teyze mutfaktan
-“Hoş geldin.” diye cevapladı. Merak içindeydim, hele sesi mutfaktan gelince temelli şaşırdım, mutfağa gittim, içeri girince daha da şaşırdım, nefis bir kahvaltı masası hazırlıyordu.
-“Misafir mi geliyor?” diye sordum.
-“Hayır sana hazırlıyorum. Dedi.
Bu hiç beklemediğim bir cevaptı,
-“Alık alık bakınmada git bir duş al, sabaha kadar yük taşımışsın gibi bir halin var belki biraz kendine gelirsin.” dedi. Banyoya gidip soyundum ve sıcak suyla uzun uzun yıkandım, kurulanıp giyindim ve sofraya oturdum. Bu arada Hasibe Teyze de gidip giyinmiş,
-“Bayram değil seyran değil bu güzel sofrayı neye borçluyuz, bak birde giyinmişsin?” dedim.
-“Hadi kahvaltını et konuşuruz. Dedi. Bir şeyler atıştırmaya başladım ama meraktan ölecek gibiydim, akşam yaptıklarımdan utanıyor ve sabah onu ağlar, başına gelenleri anlatır bulacağımı bekliyordum, aksine o neşeli havalarda uçuyordu. Karnımı doyurunca birer keyif çayı koydu ve karşıma oturdu. Çayından bir iki yudum aldı ve gözlerimin içine bakarak
-“Bu kadar mı kadınsız kaldın?” deyince elimdeki çayı üstüme döktüm. Kalkıp üstümü sildi, ben gidip pantolon değiştirdim ve geri geldim.
-“Sen benim elime doğdun nerdeyse elimde büyüdün Seni tanımaz mıyım sanıyorsun?” Temelli sesim soluğum kesildi.
-“Tamam kendini harap etme, akşam dur gitme dememe kalmadan çıkıp evden gittin. Evet yaptığın hoş ve doğru bir şey değildi ama madem bu kadar azdın, beni arzu ettin ve işi bu hale döktün ne yapalım artık birlikte konuşarak bir çözüm bulmalıyız.” dedi. Başımı önüme eğdim hiç sesimi çıkartmadan oturdum, yerinden kalkıp yanıma geldi ve kucağıma oturdu,
-“Aman da Teyzesini arzularmış, aman da ondan çekindiğinden senaryolar yazar tecavüz olayları düzenlermiş benim karabiberim.” deyip dudaklarıma bir öpücük kondurdu. Bende kollarımla beline dolanıp göğüslerine yaslandım ve öylece durdum. Sıcaklığını hissettim, kalp atışlarını dinledim başımı yukarı doğru kaldırıp dudaklarına uzandım ve ilk defa birer sevgili gibi öpüşmeye başladık. Bir yandan dudaklarını emerken ellerimle memelerini okşamaya onları avucumun içinde yoğurmaya başladım.
Kucağımdan kalktı yüzü bana dönük tekrar bacaklarıma oturdu ve dudaklarıma yumuldu. Aman tanrım onunda bu kadar aç, sevgiye, sikişe hasret olabileceği aklımın köşesinden bile geçmezdi. Bluzunun düğmelerini açıp memelerini seyretmeye başladım. Uçları demir leblebi gibi etrafı kahverengi halkalarla nefis orta boy göğüsleri sarkmanın sınırında avucumun içinde titriyorlardı. Bluzunu tamamen çıkarttım, sutyenini omuzlarından sıyırıp aldım. Göğüslerinin uçlarını sırayla emmeğe başladım. Kucağımdan kaldırıp masanın üzerine oturttum, eteğinin altına eğilip külotunun üzerinden amcığını koklamaya başladım, o kadar ıslaktı ki sıksam şırıl şırıl akacaktı külottan.
Paçasının kenarından parmağımı takıp aşağıya doğru çekmeye başladım, kalçalarını masadan kaldırıp bana yardımcı oldu. Dizlerine kadar indirince ayaklarını sallayıp fırlattı. Bende uzanıp amcığa dudaklarımı dayadımmmmmmmmm. Sularını içmeye, içini yalamaya dilimle içinde gezinmeye başladım. Eteğin üzerinde saçlarımı avuçlayıp başımı daha çok bastırdı. Neredeyse nefes alamayacaktım. Dudaklarımı amcıktan çekip ayağa kalktım ve Hasibe Teyze’yi masanın üzerine sırt üstü yatırdım, çaylar, reçeller, peynirler, tereyağı, yumurta artıkları hepsi masanın üzerine dağıldı, vücuduna bulaşmaya başladı. Vişne reçelinin kâsesini alıp göğüslerinin üstüne dökmeye vücuduna bulaştırmaya yaymaya başladım. Sonrada döktüğüm vişneleri yalayıp dilimi vücudunda gezdirmeye başladım.
Vücudunun her yerini aralıksız reçele bulayıp yaladım. Sonra yarağımı reçel kâsesine daldırıp reçel damlayan ucunu dudaklarına doğru uzattım şaşırdı, gözlerini iri iri açarak bana baktı, anladım ki bu güne kadar hiç ağzına almamış, eski kafa sadece sırt üstü yatıp sikişmeyi bilirler.
-“Aç dudaklarını.” dedim ve yarağın kafasını ağzının içine soktum,
-“Reçeli yala, em bitir beni.” dedim. İlk defa elma şekeri bulan bir çocuk gibi yarağı avucunun içine alıp yalamaya, başını ağzına sokup sokup emmeğe başladı. Neredeyse gelmek üzereydim, bu kadarına katlanamazdı, onunda zamanı gelecek diye düşünüp yarağı ağzından çıkarttım ve bacaklarının arasına diz çöküp amcığın dudaklarını aralayıp yarağın kafasını yerleştirdim ve Hasibe Teyze’nin amına köküne kadar soktum. Hızla gidip gelmeye başladım ve amcığın derinliklerine doğru patladım…
Uzun bir süre içinden çıkmadan üzerine uzanıp yattım, oda kollarını sırtıma dolayıp öyle kaldı. Bir müddet sonra içinden çıkartmadan masadaki yiyecekleri iyice üstüne bulaştırmaya başladım, içinden çıkıp yüzükoyun çevirdim ve çilek reçelini sırtının her tarafına döktüm. Bacaklarının arasına geçip kalçalarını yoğurmaya ve arasını öpmeye yalamaya başladım. Dilimle götünün etrafındaki reçelleri yalıyor, içine sokup çıkarıyordum. Ayıp günah hikâyeleriyle yetişen ömrünce bu hikâyelerin arkasında duran Hasibe Teyze götü yalandıkça heyecandan ne yapacağını şaşırıyordu. Epey bir yaladıktan sonra kalçalarını yukarıya doğru kaldırdım uzanıp meraklı gözlerle baktı.
-“Hiç kıpırdanma bu gün hayatının sikişini yaşayacaksın seni götünden sikeceğim.”
-“Olmaz.” diye geri çekilip masanın üzerine oturdu. Kocası senelerce istemiş ama o ayıp günah diye adama vermemiş.
-“Hiç boşuna konuşma bu lafları yarağı içinde hissedip, onu tamamen götünün derinliklerinde kaybedince söylersin o zaman konuşuruz. Gözlerini kapat ve yiyeceğin yarağın hayalini.” kur deyip tekrar onu masa üzerinde domalttım. Tekrar arkasına geçip götünün yarığından reçel döktüm, kalçalarının arasından süzülen reçeller amının dudaklarının kenarından yere damlamaya başladı. Götünün yanaklarını iki yana ayırıp dudaklarımı dayadım ve götünü yalamaya öpmeye başladım. Sonra geri çekilip işaret parmağımı reçele bulayıp içine sokmaya başladım. Önceleri irkilip kendini geri çekmeye çalıştı engelledim, birkaç geriş çıkıştan sonra parmaklarımı ikiye, sonra üçe çıkarttım, sonra 4 parmağımı birden sokmaya başladım, hiç acele etmiyor ağır ağır davranıyordum. Her gerişten sonra biraz daha kolay oluyordu. Her saniye biraz daha hoşuna gidiyordu bende tekrar sertleşmeye başlamıştım.
-“Söyle bakalım hoşuna gidiyor mu? Dedim,
-“Evet, evet.” diye cevapladı kısık bir sesle. Bunun üzerine beşinci parmağımı da diğer dördünün arasından bastırmaya başladım, reçelin verdiği kayganlıkla parmaklarımın neredeyse tamamı giriyordu. Hiç acele etmeden sokup çıkartmaya devam ettim ve nihayet elim bileğime kadar içine girdi, hiç kıpırdatmadan öyle tuttum içerde. Sonra sanki sikiyormuş gibi elimi parmak uçlarına kadar çıkarıp bileğime kadar sokmaya başladım götünün derinliklerine, her sokuşumda suratını masaya vuruyor
-“Daha daha” diye bağırıyordu. Elimi içine soktuktan sonra içerde elimi açıp uzattım öyle tuttum ve yanaşıp yarağımı amcığa geçirmeye başladım, pozisyonum oldukça zordu reçelli yarak köküne kadar içine girince sanki avucuma almış onu kavramış gibi oldum.
Yarağım içerde sanki avucumun içinde hareket ediyormuş gibi girip çıkıyordu. Bir yarağımı kökleyip çekiyor, bir elimi sokup çıkarıyordum.
-“Nasıl hoşuna gidiyor mu? Dedim,
-“Evettt” diye bağırdı,
-“Bundan sonra seni böyle güzel güzel sikmemi ister misin?”
-“Evetttt”
-“Hazırlayacağım her türlü fantezide benimle olacak mısın?”
-“Evett.”
-“Benim her söylediğimi yapacak mısın?”
-“Evettt”
Devam edecek

You may also like...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

bursa escort
istanbul escort
istanbul escort istanbul escort beylikdüzü escort ataşehir escort mersin escort samsun escort istanbul escort gaziantep escort sakarya escort antalya escort maraş escort ağrı escort bingöl escort safranbolu escort balıkesir escort Moringa Çayı